2011 yılında kendi adını taşıyan albümü ile shoegaze/blackgaze evrenine dahil olan Heretoir, 19 Eylül 2025 günü yeni albümünü yayınladı. Albümün ilk üç şarkısını da single olarak yayınlayan grup, diskografilerine bir albüm eklemekle kalmayıp yeni dokular işlemiş gibi gözüküyor.
The Ashen Falls
Güçlü ve karakteristik bir girişle başlayan şarkı, aynı zamanda albümün de açılış parçası. Davulun verdiği coşkuyu sürdüren vokal ve gitarlar sağlam bir albüm vaat ediyor. Kuvvetli distorsiyonlarıyla şarkının eşlikçisi gitarın melodik dokunuşu dikkat çekiyor. Heretoir’den bugüne dek duymadığımız ama yayınlanan diğer iki teklide yeniden karşılaşacağımız birçok yeni formüle tanıklık ediyoruz.
You Are the Night
Yer yer verdiği duraklamalar ve geçişlerle dinleyiciye sunduğu molalar dinleme deneyimini artırmış. Ayrıca, şarkının -özellikle de geçiş sekanslarında- eski albümleri de anımsatan bir tat bıraktığını düşünüyorum. Öte yandan, nakaratlardaki brutal vokal tercihleri pek de alışageldiğimiz Heretoir müziği değil. Şu soruyu sormakta yarar var: Tek bir sound ile ömür mü geçer? Blackgaze müziğinin sunduğu uçsuz bucaksız evrende yeni diyarlar keşfetmişler.
Season of Grief
Yayınlanan single’lar içerisinde en az sempati duyduğum şarkı olan Season of Grief, yeniden dinlediğimde beni ikna etti. Intro kısmında The Circle albümünden aşina olduğum ezgileri işitmemle bu şarkıya tav olmuş fakat devamında pek keyif almamıştım. Belki de ilk dinlediğimde ne denemek istediklerini idrak edememiştim. Eski eserlerinde kurgulamadıkları bir dramatik yapı olduğu kesindi, fakat ne olduğunu ikinci bir şans verdiğimde daha iyi anladım. Opeth’in Orchid albümü başta olmak üzere progresif metal albümlerine öykünen bir kompozisyona şahit oldum. Sık kick’lerle dokunmuş davulların, yoğun brutal vokallerin ve sarsıcı gitar riff’lerinin akabininde gelen akustik partisyonlu bu kurguyla Heretoir’in müziğine yeni bir boyut kattığını düşünüyorum. Albüm henüz yayınlanmadan bile bu tekli defalarca kendini dinlettirdi. Heretoir, diskografisindeki geçmiş tüm eserlerin yaşattığı duyguların daha fazlasını tek bir şarkıda yaşatıyor Season of Grief ile. Şarkı, adının hakkını verecek bir tasvirle bize “yas mevsimi”ni anbean yaşatıyor.
Albüme Son Bir Bakış
Henüz tüm albümü dinlemeden bile tekliler sayesinde yeni albüme dair fazlasıyla fikir edinmiştik. Grubun özellikle vokal ve davullarda sunduğu yeni materyaller, yayınlanacak albüm için sevenlerini heyecanlandırıyordu. Albümün yayınlanmasıyla beraber yeni şarkıları heyecanla dinledik ve beklentimizin boşuna olmadığını gördük. Her şarkıdaki titiz çalışmanın yanı sıra albüme bir bütün olarak bakınca da parçalar arasındaki geçişin pürüzsüzlüğü ve ahengi tam puanı hak edecek cinsten.
Eserlerdeki yapı, grubun yıllar içerisinde edindiği deneyimi yansıtan bir mühendislik örneği. Yalnızca işin matematiğini doğru yapmakla kalmıyor ve sevenleriyle paylaşmak istedikleri duyguları yoğun bir üslupla aktarıyor. Geçmişte sunduğu işleri ısıtıp servis etmek yerine evrimlerine ve gelişimlerine tanık etmek de ayrıca tatmin edici.
Albümün mühendisliğindeki mükemmeliyetçilik, melodilerin anlattığı hissiyatla ayrı bir boyuta varıyor. ‘Solastalgia’ kelimesi, etimolojik kökenine baktığımız zaman ‘solacium’ (teselli, avunma) ve ‘algos’ (acı) kelimelerinin birleşmesiyle oluşuyor. Her şarkıda da acıyı ve tesellisini buram buram hissediyoruz. Melodik gitar riff’lerinde uzaklara dalıyoruz, brutal vokalin ve davulun ön plana çıktığı sekanslarda gözyaşlarımız boşalıyor. Sessizliğin içinde fırtınalar kopuyor, yerini tatlı bir hüzne bırakıyor.
Öne Çıkanlar:
- You Are the Night
- Heart of December
Öne Çıkanlar:
- You Are the Night
- Heart of December

