Skip to content

Günün Klasiği (Arşiv)

Black Sabbath - Headless Cross

Heavy Metal

Tony Martin’li dönemin en güçlü Black Sabbath albümlerinden biri olan Headless Cross, bugün 38 yaşına girdi. Gotik atmosferi ve karanlık temalarıyla dikkat çeken albüm, Tony Iommi’nin gitar riffleri, Tony Martin’in sesinin atmosferi ve Cozy Powell’ın davullarıyla doom metalin uğursuz ruhunu en güzel şekilde yansıtarak, Black Sabbath’ın klasik döneminden farklı bir çizgi sunsa da grubun karanlık mirasını güçlü bir şekilde sürdürmeyi başarmıştı. Bu sağlam kadroya ve taş gibi parçalarına rağmen yayınlandığında – o dönemin müzik piyasasının farklı eğilimlerinden olsa gerek – hakettiği ilgiyi göremeyen albüm, neyse ki sonradan gerekli saygıyı kısmen de olsa kazanmayı başardı. Hazır, Tony Iommi’nin sağlığı yerindeyken, bana göre Tony Martin’li dönem bir anımsatma turnesini hakediyor. Zamanındaki Dio’lu Heaven & Hell gibi, bir Headless Cross grubu neden olmasın? Umarım metalin babası da aynı şekilde düşünüyordur ve böyle bir organizasyon gerçekleşir.

Porcupine Tree - Fear of a Blank Planet

Heavy Progressive / Alernative Rock

Her büyük grubun, en önemli albümlerini peşisıra yayınladığı bir dönemi olmuştur. Porcupine Tree için bu dönemin başlangıcı ile ilgili bir tartışma olabilir belki ama bitiş albümü konusunda sanurım herkes hemfikirdir. Elbette ki bahsettiğimiz bu albüm, gençliğin dijital çağda yaşadığı boşluk ve yabancılaşmayı sert ama şiirsel bir dille işleyen; ve Porcupine Tree’nin en güçlü işlerinden biri olarak, hem müzikal derinliği hem de toplumsal eleştirisiyle sapasağlam duran Fear of a Blank Planet’tan başkası değil. Bu başyapıt bugün 19. yaşına bastı. Albümün kalbi sayılabilecek ve hem agresif hem de ambient bölümleriyle dinleyiciyi sarsan 17 dakikalık epik Anesthetize eşliğinde kutlu olsun…

Harmonium - Les Cinq Saisons

Symphonic Progressive / Folk Rock

Kanadalı topluluk Harmonium’un zirvesi ve progresif müziğin en nadide eserlerinden biri olan Les Cinq Saisons 51 yıl önce bugün yayınlanmıştı. Dört mevsimi temsil eden parçaların ardından “beşinci mevsim”i hayal eden konseptiyle dikkat çeken albüm, folk kökenli melodileri senfonik progresif rock öğeleriyle birleştirirken, akustik gitar, flüt ve mellotron gibi enstrümanlarla epik ve pastoral bir hava yaratıyor. Doğa, zaman ve insan ruhu arasındaki ilişkiyi müzikal bir yolculukla anlatan bu kült albümün doğumgününü, uzun ve epik finali, beşinci mevsim”i Histoires Sans Paroles eşliğinde kutlayalım.

Gentle Giant - Three Friends

Eclectic Progressive Rock

Gentle Giant’ın progresif rock sahnesindeki özgün yaklaşımını pekiştiren üçüncü albümü Three Friends, 54 yıl önce bugün yayınlanmıştı. Çocuklukta yakın arkadaş olan üç arkadaşın yetişkinlikte farklı sosyal sınıflara savrulmasını konu alan bir konsept üzerine kurulu albüm, karmaşık ritimleri, çok sesli vokal düzenlemeleri ve caz ile klasik müzikten beslenen enstrümantasyonuyla, Gentle Giant’ın kendine has müzikal kimliğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Yaşgünü şerefinen en az bir tur döndürülesi albümün girişiyle başlayalım. Devamını da siz getirisiniz zaten 🙂

Camel - Stationary Traveler

Crossover Progressive Rock

Hem politik hem de duygusal bir derinlik taşıyan ve Camel’ın olgunluk döneminin en sevilen albümlerinden biri olan Stationary Traveler bugün 42 yaşında. Peter Bardens sonrası Camel’ın karakterinin en belirgin yanı haline gelen Andy Latimer’in gitar ve vokalleri, bu albümü de şekillendiren önemli unsurlardan biri olurken; konsepti ise Berlin Duvarı’nın yarattığı bölünmüşlük ve insan hikâyeleri üzerine kurulmuştu.

Rush - Grace Under Pressure

Heavy Progressive Rock / New Wave

Rush’ın müzikal evriminde hem politik hem de kişisel kaygıları yansıtan, soğuk savaş dönemi kaygıları, teknolojik yabancılaşma ve bireysel sıkışmışlık temaları öne çıkan 10. albümü Grace Under Pressure 42 yıl önce bugün yayınlanmıştı. Synthesizer kullanımı belirgin şekilde artmış, bu da albüme daha elektronik ve modern bir tını kazandırmıştı. Toplama kampı deneyimlerinden esinlenmiş Red Sector A, eşliğinde albümün yaşgünü kutlu olsun.

The Flower Kings - Stardust We Are

Symphonic Progressive Rock

Bugün, The Flower Kings’in 1997’de yayımlanan ve grubun en kapsamlı, epik çalışması olarak kabul edilen albümü Stardust We Are ‘ın doğumgünü. Albüm, Roine Stolt’un liderliğinde, Yes ve Genesis gibi klasik prog gruplarının mirasını çağdaş bir yorumla  sürdürürken, uzun parçaları ve 2 saatten fazla süresiyle hayli iiddialı bir çaışmadır. Özellikle albüme adını veren Stardust We Are parçası, 25 dakikayı aşan süresiyle grubun en iddialı epiklerinden biri olarak değerli bir yere sahiptir. Bu açıdan bakınca, rahatlıkla The Flower Kings’in diskografisinde “büyük ölçekli konsept ve epik anlatım”ın zirvesi olarak görülebilir.

Anekdoten - Until All The Ghosts Are Gone

Heavy Progressive Rock

İsveçli topluluk Anekdoten’ın klasik döneme selam duruşu yapan modern klasiklerin en çarpıcılarından biri olan altıncı albümü Until All The Ghosts Are Gone 11 yıl önce bugün yayınlanmıştı. Modern melankolik melodilerle ağır bas rifflerini birleştiren, flüt ve mellotron gibi enstrümanlarla klasik prog ruhunu yeniden canlandıran albümde Theo Travis gibi önemli bir konuğun katkısı bu etkiyi daha da derin kılıyor. Anekdoten’in klasik King Crimson etkilerini modern bir yorumla harmanladığı bu çalışma, uzun parçalar, yoğun atmosfer ve dramatik geçişlerle hem nostaljik hem de çağdaş kalnayı başarıyor.

Stone Sour - House of Gold & Bones – Part 2

Alternative Metal / Hard Rock

House of Gold & Bones’la beraber 2010’lu yılların en iddialı konsept çalışmalarından birini ortaya koyan Stone Sour, bununla da yetinmeyip pek çok listede ait oldukları onyılın en iyi albümler listesinde her iki albümle de yer almayı başarmıştı. Her ne kadar bu albümlerden ilkini net bir şekilde önde görsem de, 13 yıl önce bugün yayınlanan ikinci kısım da hikayeyi gayet güzel tamamlıyor. Part 1’in bıraktığı yerden devam ederek “Human” adlı karakterin fantastik ve karanlık yolculuğunu sürdürerek “Altın ve Kemiklerin Evi’nde sonlandıran albüm, alternatif metal ve hard rock öğelerini güçlü bir hikâye anlatımıyla birleştiriyor.

Caravan - In the Land of Grey and Pink

Canterbury Scene

Canterbury sahnesinin en önemli ve en sevilen progresif rock kayıtlarından biri, Caravan’ın üçüncü albümü In the Land of Grey and Pink, bugün ellibeş yaşına bastı. Richard Sinclair’in bas gitar ve vokalleri ve Pye Hastings’in gitarları, Richard Coughlan’ın davullarının birleşimiyle oluşan pastoral atmosfer, caz füzyonuna yakın dinamizmi, mizahi sözleri ve uzun enstrümantal pasajları, albümü progresif rock dinleyicileri için hâlâ vazgeçilmez bir klasik haline getirmiştir. 22 dakikalık Nine Feet Underground süitiyse grubun en iddialı eserlerinden birini sunar.