Danimarka’dan, 2010 doğumlu bir isimle birlikteyiz bugün: Defecto. Kendilerini ilk defa bu albümle keşfettiğim için direkt albüme zıplıyorum.
Albümün girizgâhından sonraki ilk parça ‘Eternal Descent’; tekniğin, melodilerin, groove’ların, senfonik altyapıların, usta riff’lerin, leziz soloların, beklenmedik vokal ve müzik sekanslarının harmanıyla albümde sunulan elementlerin özeti niteliğinde. Asıl niyetin progressive metal olduğu bu albümde power metal ve alternative metal’e de selam verilerek yan görevlerin aradan çıkarıldığını görmek mümkün. Dinlerken akla getirdikleri ilk gruplardan biri de Evergrey bu noktada.
Albümün üçüncü sırasında ise ilk tekli olarak yayımlanan ve albümün lokomotifi diyebileceğimiz ‘Sacred Alignment’ bulunuyor. Her sene şöyle 4-5 tane keyifli progressive metal parçası bulsam yeter bana derim mesela; öyle keyiflendirdi bu parça beni. 2:58’de başlayan kirli vokal ve groove birlikteliğiyle de son dönemlerin formda ismi Orbit Culture geliyor akıllara. Çok da sürmüyor ama, “dövüşmen kuzum”.
Vokal menzili dağlara taşlara uzanan Niclas Sonne, niyetinin kötü olduğunu albüm boyunca her an diri tutuyor. Sert-agresif sekanslarının altını kalemle çizdirirken, etkileyici temiz vokalleriyle de roman yazıyor. Stig Rossen düetiyle gelen ‘Heart on Fire‘ ise çapraz vokal oyunlarıyla ortamı teatral bir atmosfere büründürürken, albümün de ilk yarısının sona erdiğinin habercisi diyebiliriz. Güzel de kafa dağıtıyor bu parça.
Sonraki iki parçada ise yine albümün ilk yarısında vuku bulan tariflerin ve kalitenin olduğunu görüyoruz, bereket versin. Lakin ardından gelen ‘Shattered Reality‘, hemşehrileri ve ülkelerinin en iyi temsilcilerinden biri olan Volbeat’ten tatlar barındırmakta; ballad olanlarından hani. Acının tatlı tebessümü mü dersiniz, buruk bir gülümseme mi dersiniz, ne dersiniz artık bilmiyorum buna. Volbeat’e biraz zaafım olduğundan dolayı, duygusal olarak favorim bu parça kesinlikle.
Veee geldik kapanışa. Bir albümün hatırımda iyi bir yer bırakmasının en önemli faktörlerinden biri de albüm kapanışıdır benim için. Tercihen bir epiklik ya da deneysellik beklentisi içinde olurum (cover’ları saymıyorum). Yaklaşık on dakika olan ve albümle aynı adı taşıyan kapanış parçası, başlarda ciğer delen bir tavır takınsa da, dallanıp budaklanan kompozisyonu ile epik bir iz bırakmakta kara kuşak seviyesinde. Her türlü hırpalıyor yani.
Öne Çıkanlar:
- Sacred Alignment
- Eclipsed by the Void
- Through Cloak and Bones
- Echoes of Isolation
Öne Çıkanlar:
- Sacred Alignment
- Eclipsed by the Void
- Through Cloak and Bones
- Echoes of Isolation

