Skip to content

Motorpsycho @ Aschaffenburg

Konser Tarihi: 2026-09-09
Konser Alanı: Colos-Saal
collage_export_0EA9F15A-E748-431A-81A2-A7D6B4C168D1

Bir konserin duyurulduğu ilk andan, müzisyenlerin sahnede seyirciye son kez el sallayıp hoşça kal dedikleri o ana kadar geçen süre, hayatımızın bütünüyle kıyaslandığında belki de oldukça kısa. Ama geride bırakacağı etkinin ne kadar uzun süreceğini kim bilebilir? Sanırım konserlerin en heyecan verici kısmı benim için burada saklı.

Sahnede davulcunun bagetleriyle davulunu dövdüğü esnada bakışlarıyla basçıyı yakalamayı başardığı o ana şahit olmak, bir gülümseme belki bir sırıtış, soloya geçilen kısımdaki o ilk saniye ya da şarkının, müzisyenlerin şevkine ve anın ruhuna teslim edildiği o özgür jam bölümleri…

Konu Motorpsycho olunca, grubu ilk kez izleyecek olmanın heyecanıyla biletimi aylar öncesinden alıp, şu yaz geçse de grubu bir izleyebilsem dediğimi ve büyük bir heyecan içinde olduğumu hatırlıyorum. Ancak konser yaklaştığında, biraz da son zamanlarda yaşadığım tren aksaklıkları sebebiyle “Kim gidecek şimdi?” diye söylendiğimi gizlemeyeceğim. Çeşitli mazeretler bulmaya çalıştığım (Galatasaray’ın maçı var, Motorpsycho buralara zaten sık sık geliyor), kendimi kandırmaya yeltendiğim ancak sonunda bir saat yirmi dakikalık bir tren yolculuğuna kendimi bıraktığım bir günün başlangıcında, havanın da serin olması sebebiyle Aschaffenburg’a biraz erken gidip park bahçe dolaşmanın iyi bir fikir olduğunu düşündüm.

Şehirde birkaç müzik dükkânına uğrayıp parklarında yürüyüş yaptıktan sonra konser mekânına geçtim. Küçük ve sevimli denilebilecek bir yer Colos-Saal, yaklaşık 500 kişilik kapasiteli sahnesi görece küçük bir yer. Başta kapılar açıldığında az sayıda insanın olması bende biraz hayal kırıklığı yarattı. Hatta yapacak bir işim olmadığı için konserin başlamasına yarım saat kala içerdekileri sayıp “Ne yani, koskoca Motorpsycho’yu sadece 27 kişi mi izleyeceğiz?” diye düşündüğümü itiraf etmeliyim. Neyse ki konserin başlamasına 10 dakika kala yoğunluk arttı ve mekândaki tahmini 200 hayran ile konser saati gelip çattı.

1989 yılında kurulan ve kırk yaşına merdiven dayayan tecrübeli grup, sahnede ne yaptığını çok iyi bilen görüntüsüyle bas gitarda Bent Sæther ve gitarda Hans Magnus Ryan ile sahnede ilk dakikalardan bizleri etkisi altına aldılar. The Magic & the Wonder (A Love Theme) ile şahane bir giriş yaptılar. Davulda Stian Lundberg vardı. Reine Fiske ise ikinci gitar ve klavye görevini başarılı bir şekilde yerine getiriyordu.

The Other Fool ile devam eden gece, Little Lucid Moment”in çalmaya başlamasıyla seyirci coşkusunun zirve yaptığı anlardan birine dönüştü.

Devamında Magma’dan Kobaiia coverıyla bizleri uzun bir yolculuğa çıkaran grup, şarkı aralarında çok az konuşmasıyla dikkat çekerken, son albümü The Gaia II: Space Corps’tan üç şarkı çalarak 2 saatlik yolculuğu tamamladı ve sahneye veda etti.

Son şarkı Gullible’s Travails‘ı dinlerken bir hayli konsantre bir şekilde hâlâ sıkılmadan sahnedeki müziği yaşadığımı ve bunun kesinlikle Motorpsycho’nun kusursuz müzisyenler ve şahane bir grup olarak var olmalarıyla alakalı olduğunu düşünmek için dahi olmaya gerek yoktu. Bise çıkmazlar diye düşünürken yorulmak nedir bilmeyen Motorpsycho üç şarkı daha çalarak finali Plan #1 ile bizleri mest eden geceye veda ettiler ve toplamda iki buçuk saat sahnede kaldılar.

Mekânın kapısından çıkarken etkisi uzun süreceğini hissetmek sadece konser gurmeliğiyle alakalı bir durum değil sanırım. Saf müziğin büyüsünün etkisini iliklerde hissetmekle alakalı bir durum. Eve dönüş treninde This Otherness sözlerini mırıldanırken tam olarak düşündüğüm ve ileride her bir anın detayını anlatacağım unutulmaz bir konserin mutluluğunu yaşamak paha biçilemezdi.

Ses için yollara düşenlere ve gürültüde kendini bulanlara selam olsun!