Skip to content

Günün Klasiği (Arşiv)

Return To Forever - Romantic Warrior

Jazz-Fusion / Progressive Rock

Geçtiğimiz günlerde ölüm yıldönümü olan Chick Corea öncülüğünde kurulan Return To Forever, zaman içerisinde kadroya eklenen güçlü müzisyemnlerle her biri ayrı bir hazine değerinde 7 albüm yayıonlamıştı. Bu kadroların en kalıcı olanında yer alan Al Di Meola, Stanley Clarke ve Lenny White’la kaydedilmiş albümlerden birisi ve belki de grubun en değerlisi olan Romantic Warrior bu ay 50. yılını kutluyor. Ortaçağ temalı bir konsept etrafında şekillen parçalar virtüöz müzisyenlerden oluşan kadronun teknik ustalığını ve yaratıcı enerjisini sergiliyor. Mutlaka kulak verilmesi gerekenlerden.

Pink Floyd - The Dark Side of the Moon

Psychedelic / Progressive Rock

Müzik tarihinin zirvelerinden ve mükemmelliğin tanımlarından biri bugün 53 yaşında. Tabii ki Pink Floyd için de önemli bir dönüm noktasında duran Dark Side of the Moon’dan bahsediyoruz. Yaşam, zaman, ölüm, para ve insanın içsel çatışmaları gibi evrensel temaları işleyen bu zamansız albüm, stüdyo deneyleri, ses efektleri ve konsept bütünlüğüyle en başta belirttiğim apoletleri fazlasıyla hakediyor. Aynı zamanda ses mühendisliğini yapan Alan Parsons gibi bir değeri müzik dünyasına kazandırmasıyla da önemli bir yere sahip olan albümün yaşgünü kutlu olsun. Hiçbir zaman yaşlanmayacak olsa da…

Soft Machine - Fourth

Canterbury Scene / Jazz-Fusion

Canterbury Scene’in en önemli gruplarından biri olan Soft Machine’in en üretken olduğu ilk döneminde arka arkaya çıkardığı tüm albümlerinde olduğu gibi adıyla müstesna Fourth bugün 56 yaşında. Third ile başlayan Jazz-Fusion’a yönelen tarzı bu albümde iyiden iyiye ağırlığını hissettirerekhalen konserlerinde yer bulan Teeth, Kings & Queens ve Virtually süiti gibi güzide eserlere dönüşmüştü. İki hafta sonra bu isimlendirme geleneğe dönerek çıkaracakları Thirteenth‘i merakla bekliyoruz.

Steven Wilson - Hand. Cannot. Erase.

Progressive / Art Rock

Bir gün aradan sonra yine Steven Wilson’dayız. Londra’da yalnız yaşayan Joyce Carol Vincent’ın gerçek hikâyesinden esinlenerek kurgulanan ve modern şehir hayatındaki yalnızlık, iletişimsizlik, görünmezlik temalarını işleyen konsept albüm, yayınlanır yayınlanmaz büyük çapta ilgi gördü ve hakettiği başyapıt statüsünü kazandı. Öncesindeki The Raven… kadrosunun korunduğu Hand. Cannot. Erase.’i müzikalite açısından 2010’ların zirvelerinden biri olarak görmek yanlış olmaz. Zamansız olma yolunda ilerleyen bu albüme nice 11 yıllar dileklerimizle…

Headspace - All That You Fear is Gone

Progressive Metal / Rock

Damian Wilson (Threshold, Arena) ve Adam Wakeman’ın (Ozzy Osbourne) işbirliklerinden biri olan Headspace, şimdiye kadar yayınladığı 2 albümle ağzımızda leziz bir tat bıraktı. Bunlardan 2.si olan All That You Fear is Gone, bugün 10 yaşına basıyor. Başta Pete Rinaldi olmak üzere grubun kalanının da hayli sağlam bir performans vererek bu güçlü ikiliye ayak uydurduğu güzide oluşumun akıbetini bilemesek de; bu iki albüm  henüz dinlememiş olanların keşfi için yerli yerinde duruyor.

Steven Wilson - The Raven That Refused to Sing (And Other Stories)

Progressive / Art Rock

Steven Wilson’ın başyapıtlarından biri olan 3. albümü The Raven That Refused to Sing (And Other Stories) bugün 13. yaşını kutluyor. Steven Wilson’ın hikâye anlatıcılığı ile müzikal vizyonunu en güçlü şekilde ortaya koyan işlerinden biri olan albüm, müzikal açıdan progresif rock, caz füzyon ve art rock öğeleri harmanlanarak yaratttığı hem teknik hem de duygusal atmosferle dinleyeni içine çekiyor. Guthrie Govan, Theo Travis, Nick Beggs ve Marco Minnemann gibi pekçok değerli müzisyenin katkıda bulunduğu albümün en öenmli güçlerinden biri de şüphesiz ki Wilson’la beraber prodüksiyon koltuğunu da paylaşan Alan Parsons.

Europe - Wings of Tomorrow

Heavy Metal

Europe henüz The Final Countdown albümünün getirdiği ticari başarı ile kutsanmadan ya da başka bir görüşle lanetlenmeden önce İngiliz klasik hard rock ve NWOBHM sound’unu başarıyla özümsemiş enerjik bir gruptu. Wings of Tomorrow grubun farklı bir rotaya sapmadan önce kaydettiği son “en metal” albümü. Her ne kadar bu albümde yer alan Open Your Heart ile genç erkeklerin kız arkadaşlarına çektikleri mixtape’lere girmeye gönüllü olduklarının işaretini vermiş olsalar da Wings of Tomorrow, sert, hızlı ve melodik üslubuyla Europe kataloğundaki kıymetini her daim koruyor. John Norum’un Michael Schenker ve Gary Moore etkileşimli gitar performansı albümün keyfini üst noktaya taşıyan unsurlardan. Çiğ sound’u ve cilasız prodüksiyonu ile grubun sadece beste kalitesine yoğunlaştığı bir albüm. İsveç heavy metal ve hard rock kültürünün öncü isimlerinden olan Europe’un bu albümü belli aralıklarla ziyaret edilmeyi hak eden bir klasik!

Van Der Graaf Generator - The Least We Can Do Is Wave to Each Other

Eclectic Progressive Rock

Van Der Graaf Generator’ın sonraki dönemde daha da derinleşecek olan deneysel ve teatral tarzının güçlü ilk temsilcisi olan ikinci albümü The Least We Can Do Is Wave to Each Other, 1970 yılının şubat ayında yayınlanmıştı. Müzikal açıdan art rock ve progresif rock öğeleriyle zenginleştirilmiş uzun kompozisyonların uzerine Peter Hamill’in karakteristik lirik anlatımı ile dikkat çeken albüm, grubun ilk önemli çıkışını yapmasını sağlamıştı.

O.R.k. - Ramagehead

Heavy Progressive Rock

Colin Edwin (Porcupine Tree – bas), Carmelo Pipitone (Marta Sui Tubi – gitar), Pat Mastelotto (King Crimson – davul) ve Lorenzo Esposito Fornasari gibi güçlü isimlerden oluşan O.R.k.’un Serj Tarkian’ın da bir parçasında konuk olduğu 3. albümü Ramagehead 7 yıl önce bugün yayınlanmıştı. Endüstriyel, progresif ve ambient rock öğelerini harmanlayan ve deneysel geçişlerin yanısıra gotik bir atmosfer sunan albümün kapak tasarımı da Tool gitaristi Adam Jones’a ait. En vurucu parçalarından olan Time Corroded eşliğinde albümün yaşgünü kutlu olsun.

Atomic Rooster - Atomic Rooster

Heavy Progressive Rock

56 yıl önce Şubat ayında yayınlanan Atomic Rooster’ın çıkış albümü, dönemin progresif rock ruhunu güçlü Hammond org pasajları ve caz-rock etkili ritimleriyle yansıtan önemli bir eserdi. Kadrosuyla da hayli dikkat çekici olan albüm, bu gücünü özellikle klavyede yer alan grubun ana elemanı Vincent Crane ve davulda daha sonra Emerson, Lake & Palmer’ı kurmak üzere gruptan ayrılan Carl Palmer’dan alıyordu. Albümün çıkışından kısa süre sonra değişen kadro ve Nick Graham’in yerine gitarist John Du Cann’ın gruba katılması Atomic Rooster’ın sonraki, daha sert ve karanlık karakteristik sounduna yön vermişti ama bu ilk albüm her daim farklı bir yerde durmayı başarmıştı.