Cirith Ungol – King of the Dead

“Cirith Ungol geçidinden seslensem duyar mısın, bilmem karanlıkta sesimi hatırlar mısın.”
Üçüncü Çağın 3019’u, tarihlerden 12 Mart… Frodo’nun Samwise Gamgee ile birlikte Cirith Ungol geçidinde Shelob ile karşılaşmasından günümüz evrenine, 1970’li yılların başında Amerika’da kurulan Cirith Ungol grubuna ışınlanıyoruz. Yüzüklerin Efendisi evreniyle ortaya çıkan bu grup, bizi Heavy Metal çerçevesinde erken dönem Doom Metal ve Power Metal harmanlaması özel bir müzik ile karşılıyor.
“Ölülerin kralı yükseliyor.”
1984 yılının yazında çıkan King of the Dead albümü, bende Aragorn’un Pelennor Savaşı öncesinde ölülerin yolunda lanetli Dağ İnsanlarıyla konuşmasını çağrıştırsa da Heavy Metal özelinde erken dönem Doom Metal’in örneklerini de içinde barındıran, Black Sabbath’ın erken dönem riff etkisinin görüldüğü harman bir müzik olarak öne çıkıyor. Radikal tek bir türe dâhil edilemeyecek bu albümde epik, fantastik, karanlık ve mitolojik temalar ön plana çıkıyor. Benim için bu albüm, türler arasında sıkışmaktan çok kendi karanlık dünyasını kuran bir yapı sunuyor.
“Yeraltındaki karanlığın içindeki Epic Doom Metal zirvesi…”
Albüm, ilk notadan itibaren dinleyiciyi fantastik bir evrene hapsediyor. Tim Baker’ın vokal tarzı o kadar güzel saf çığlık atıyor olmasına rağmen mıknatıs gibi farklı kutuplar etkisinde; ya gerçekten hastası olunacak ya da ikinci şarkıda sıkılıp kapatılacak türden ama benzersiz bir tarz olarak dikkat çekiyor ve müzikal olarak albüm ile uyumlu şekilde parlıyor. Hatta bu yüzden albüm ya ilk dinleyişte bağ kurulan ya da tamamen uzaklaşılan bir yapıya sahip. Çiğ gitar tonları, yer yer progresif ve yer yer kaotik sololarla albüm genel olarak orta tempoda ilerlese de oldukça ağır bir atmosfer sunuyor. Albüm zaman zaman Power Metal coşkusu sunarken, bazı anlarda saf ağır gitar tonlarına, bazı anlarda ise Doom karanlığına kayıyor. Prodüksiyonunu grubun üstlendiği bu çalışma, 1984 yılının teknik imkânlarına rağmen son derece organik ve etkileyici bir müzik sunuyor. Hem klasik metal tutkunlarını hem de karanlık atmosfer arayanları buluşturan bu albüm, grubun kendisine göre en başarılı, camiaya göre de en iyi albümler arasında yer alıyor. Albüm kapağında Michael Whelan imzalı, ünlü yazar Michael Moorcock’un Bane of the Black Sword kitabının illüstrasyonu bulunuyor. Bu da Epic Doom kimliğini görsel olarak tamamlayan en önemli unsurlardan biri olarak dikkat çekiyor.
“Kayboluş…”
King of the Dead’in müzikal kalitesi Cirith Ungol’un zirvesini oluştururken, bir yanda da bir daha böyle bir kaliteye ulaşılamayacağının habercisi değildi elbette ama yine de Frodo’nun batıya yelken açması gibi 1992’de başlayan grubun kayboluşuna engel olamamıştı. İlginç bir şekilde Cirith Ungol bugün hâlâ underground kalıp değeri bilinmeyen gruplar arasında zirvelerde yer alırken, King of the Dead albümü kusursuz olmak gibi bir derdi olmadan bugün hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir hazine ve türünün en karakteristik albümlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Öne çıkanlar:
1.Atom Smasher (4:13)
2.Black Machine (4:16)
4.King of the Dead (6:49)
6.Finger of Scorn (8:34)
Öne çıkanlar:
1.Atom Smasher (4:13)
2.Black Machine (4:16)
4.King of the Dead (6:49)
6.Finger of Scorn (8:34)
