T2 - It'll All Work Out in Boomland

Geç Kalmış Bir Karşılaşma: T2
Geç karşılaşmalar ve tesadüfler insanda tuhaf bir duygu yaratıyor. Bir yandan “Acaba daha neleri kaçırdım?” hissini tetiklerken, diğer yandan da hâlâ keşfedilecek ne kadar çok güzel şey olduğunu hatırlatıyor. Belki de insana ince bir umut veriyor bu; özellikle de ruhunun başka bir zamana ait olduğunu hissediyorsa. Ben hep ruhen 70’lere ait olduğumu düşündüm. O yüzden yıllardır o dönemin içinde kaybolmuş grupların, unutulmuş albümlerin, kitapların, filmlerin ve kenarda kalmış seslerin peşindeyim.
Yaklaşık 3-4 yıl önce T2 yolculuğum da böyle başladı işte. 1970’lerin başında progresif rock sahnesi elbette King Crimson, Yes, Genesis gibi türün yönünü belirleyen dev gruplarla doluyken, gölgede kalmış olsalar da zamanla kültleşen gruplardan biri T2.
In Circles’ı ilk duyduğum anda, o kirli gitar tonu, uzun ve sert geçişler, psychedelic atmosfer ve adı ile benzer şekilde beynimin içinde daireler çizen o kontrolsüz enerji beni fena yakaladı. Devamında ise doğal olarak şu soru akla geldi: Nasıl olmuş da böyle bir grup bu kadar geri planda kalmış? Çünkü It’ll All Work Out in Boomland sadece iyi bir prog rock albümü değil; aynı zamanda döneminin sertliğini, dağınıklığını ve deneysel ruhunu çok doğal biçimde taşıyan bir kayıt. Albümü dinlerken her şeyin kusursuz hesaplanmış olmasından çok, müziğin kendi akışı içinde büyüdüğünü hissediyorsunuz. Belki de T2’yi özel yapan şey biraz da bu kontrolsüzlük hissi. Sanki grup stüdyoda oturup kusursuz bir progresif rock formülü yaratmaya çalışmıyor da, içlerinden ne geçiyorsa onu olduğu gibi dışarı bırakıyormuş gibi çalıyor.
T2’nin müziğinde The Jimi Hendrix Experience ve Cream etkisini hissetmek mümkün ama grup bu çizgiyi daha karanlık, daha deneysel ve daha dağınık bir yere taşıyor. Özellikle Keith Cross’un gitar tonu albümün en çarpıcı taraflarından biri. Yer yer blues kökenli, yer yer de sertleşen bu sound, gruba kendine özgü bir karakter veriyor. Vokallerde Peter Dunton’ın melankolik tonu albümün psychedelic atmosferini daha da derinleştirirken, davuldaki enerjisi de sürekli kontrolden çıkacakmış hissi yaratıyor. Bas gitarda Bernard Jinks ise çoğu zaman geri planda kalsa da grubun o ağır ve karanlık atmosferini taşıyan temel unsurlardan biri gibi. Yer yer duyulan brass dokunuşları da albüme tuhaf ve hipnotik bir derinlik katıyor.
T2, It’ll All Work Out in Boomland’ın ardından yaşanan iç gerilimler ve kadro değişiklikleri yüzünden kısa sürede dağılmış ve ikinci albümleri de tamamlanamadan rafa kaldırılmış maalesef. Eğer birlikte devam edebilselerdi kim bilir daha neler yapacaklardı? Gerçi onları bugün hâlâ bu kadar büyüleyici yapan şey tam olarak bu da olabilir; arkalarında tamamlanmamış, gizemli ve zamana sıkışmış bir hikâye bırakmaları.
Her durumda bugün hâlâ It’ll All Work Out in Boomland gibi bir albümü keşfedip dinleme şansına sahip olmak insanda tuhaf bir minnettarlık duygusu yaratıyor. Bazı gruplar büyük kalabalıkların değil, onları yıllar sonra bulan insanların hafızasında yaşamaya devam ediyor belki de.
- In Circles
- No More White Horses
- In Circles
- No More White Horses
