Skip to content

İkinci Dünya Savaşı’nda esir düşen son Japon askerinin 1998 yılında teslim olduğunu biliyor muydunuz? Peki, Polonya ordusunda ayıların kullanıldığını? Bir başka ilginç bilgi: İkinci Dünya Savaşı’nda pilot okullarında pek çok ölüm meydana gelmiştir!

Viagra Boys’un son albümü sayesinde bu egzantik bilgiler beynimde kira vermeden ikamet etmekte. Yalnızca ortamlarda satmalık havalı bilgiler değil, punkseverlere önerebileceğiniz pek çok şarkı mevcut bu albümde.

Pek çok müzik eleştirmeni, hatta bu türe dair doğru düzgün fikri bile olmayanlar tarafından çoktan cenaze namazı kılınan, helvası kavrulan punk müzik; doğası itibarıyla hudutları dar olsa da bakir topraklar değil ve ekilen tohumlar filizlenmeye devam ediyor. Her müzik türü gibi başkalaşım geçiriyor, yeni alt türler doğuruyor veya başka türlerle etkileşim halinde olarak hayatta kalıyor. “The Clash’in yaptığı müzik o dönemin ruhuydu, artık karşılığı var mı?” diye sorabilirsiniz… Hayat hiçbir dönem olmadığı kadar saçma, insanlar hiçbir zaman olmadıkları kadar öfkeli. Belki de hiçbir dönemde olmadığı kadar aptal insan dünyada söz sahibi. Facebook’ta derin devlet teorileri paylaşmak normal, aşırı sağcı liderlerin dünyayı yönetmesi sıradan. Tüm bu olan bitenle dalga geçmemek içten bile değil. Hal böyle olunca punk müzik ruhu nefretini kusuyor, bir boomer gibi değil de bir genç zihinle karşı duruyor.

2015 yılında kurulan İsveçli punk grubu Viagra Boys, dinlediğim ilk andan itibaren enerjisiyle beni müziğine vakumladı. Her ne kadar Sesini Aç sitesinin amiral gemisi progresif ve metal müzik olsa da, rock’n’roll’a gönül vermiş pek çok insana da hitap edeceğine emin olduğumdan sizlere anlatmak istedim. YouTube Music’te gezinirken Sports şarkılarının canlı performansını dinleyerek kendileriyle tanışmıştım. Basit ve akılda kalıcı, stoner rock rifflerini de çağrıştıran melodisiyle hemen içine çeken şarkıları; söz yazımı ile her ne kadar kulağa pervasızca duyulsa da besteciliği ile işi gayet ciddiye aldıklarını kanıtlıyordu. Sports, Viagra Boys’un personasını en net yansıtan eserlerden. Sirkte şov yapan bir sihirbazın gösterisi gibi: dikkatinizi çekecek ufak numaralarla başlıyor, sizi içine çektikten sonra daha uzun soluklu illüzyonlarını sergiliyor. “Artık şaşırtacak bir numarası kalmadı” derken ters köşe yapıyor. Şarkının temposundaki kırılma bunun en bariz örneği.

Viagra Boys – Sports (Live on KEXP)

2019’daki albümüyle “biz buradayız” diyen Viagra Boys, ikinci albümü için sadece üç sene ara verecekti. Welfare Jazz de ilk albüm gibi bol materyalin olduğu, deli dolu bir albüm. Albümün adının da hakkını veren Viagra Boys, avant-garde tınılarını iyice punk rock müziğe yedirmişti. Sadece bir sene sonra ise kendilerini yeniden aşmış ve Cave World albümünü yayınlamışlardı. Bu albümde yer alan Troglodyte, Punk-Rock Loser şarkıları ise grubun imza çalışmalarındandı. Bu sıkı çalışmanın muvaffakiyetini aynı sene Stoner Rock devi Queens of the Stone Age’in Kuzey Amerika turuna davet edilerek almışlardı. Stüdyodaki coşkusunu sahneye de taşıyarak kısa sürede sükse yarattılar. Sahnede lisenin arka dörtlüsünün muzipliğini ve yaramazlığını yaşatıyor.

İşlerini tiye alıyormuş gibi gözükse de çok titiz ve sıkı çalışıyorlar. 2019-2023 arasına üç albüm sıkıştıran grup, bağımsız plak şirketi YEAR0001 ile 2024 senesinde vedalaşmış. Bu albüm ise Shrimptech Enterprises etiketiyle çıktı. Ayrıca, albümü yayınlamadan önce Shrimp Sessions isimli canlı kayıt albümlerini de yayınladılar.

Viagra Boys – Girls & Boys (From Shrimp Sessions 2)

Grubu yakından tanıyanlar için karides anlam ifade ediyor zaten. Derin bir anlamı yok ama Stephen Murphy’nin şarkı sözü yazarken yaptığı beyin fırtınalarından birinde çağrışım yapması için not aldığı zihni sinir notlardan sadece biri… Viagra Boys’un kendi plak şirketi için de pek yakışan bir isim! Fakat kitabı asla kapağına göre yargılamayın… Her ne kadar etiket değişse de aynı prodüktör ile yola devam eden Viagra Boys, diskografisinde The Hives gibi bir başka deli dolu grup olan Pelle Gunnerfeldt ile bu albüm için de el sıkışmış. Geçmişte grubun pek çok şarkısının besteciliğinde de imzası olan Gunnerfeldt, bu kez neredeyse her şarkıda bir taşın altından çıkıveriyor. Üstelik şarkı sözlerinde de parmağı var. Grubun müziğinin dokusunda da, mix & mastering kalitesinde de kademe atlama bariz. Welfare Jazz albümüne kıyasla synthler ve saksafonlar çok daha derli toplu; önceki albümlerde ise bir nebze karmaşık duyulduğu, hatta irite ettiği sekanslara rastlanıyordu. Grubun kendi etiketiyle albüm yayınlaması fevri bir adım değil, adeta kendi kendine bir meydan okuma!

Albüm Man Made of Meat ile açılıyor. Man Made of Meat bir punk albümü için olabilecek en kuvvetli giriş parçalarından. Yüksek tempolu elektro gitar girişinden sonra sahneyi vokal ve bas gitara bırakıyor. Grubun zibidi vokali Stephen Murphy konuşma tonunda ve neredeyse hiç es vermeden şarkıyı okurken ona groove ve distorsiyonlu bas partisyonu eşlik ediyor. Müziklerinin bir parçası olan bu sekans sayesinde patlama noktası olacak nakarata bizleri hazırlıyor. Nakaratta ise konuşma tavrının yerini terk ederek synth sample’larının ve elektro gitar partisyonlarının parlamasını sağlıyor. Nakarattan sonra gelen boşluk bize “Bir solo mu geliyor?” diye düşündürürken yine vokalist Stephen Murphy ön plana çıkıyor. Grubun söz yazımındaki absürt mizahın en bariz örneklerinden biri de bu sekans:

“I’m subscribed to your mom’s OnlyFans!”

Henüz ilk şarkıda grubun sarkastik üslubuna tanıklık ediyoruz.

Yüksek tempolu iki parça ile kurtlarımızı döktükten sonra Uno II ile Viagra Boys bize başka hünerlerini gösteriyor. Tempoyu düşürüyorlar. Vokal tüm agresifliğini bir kenara bırakıyor. Minimal bir synth cümlesi ana melodi haline geliyor. Stephen Murphy bu kez köpeği Uno’nun gözünden hikâye anlatıyor:

“Is Bogdan my enemy?/Does he want the best for me?/What’s he doing with my teeth?/Is he taking them to Australia?”

Hikâye anlatımı şarkı ilerledikçe daha absürt bir noktaya varıyor; tekerleme gibi sıraladığı kelimelerin ahengine kapılmışken şarkı kararında bir yerde kesiliveriyor.

Power chord’lara abanan bir gitaristleri yok, sesini hasat etmek pahasına her şarkıyı yakıcı distorsiyonuyla okuyan bir vokalleri yok. Pata küte çalan bir davulcuları da yok. Herkes enstrümanına temas etmesi gerektiği kadar ediyor. Kimse acele etmiyor. Az dokunuşla büyük işler başarıyorlar. Viagra Boys’u benim nezdimde büyük grup yapan da bu marifeti. Diğer şarkılardan bahsetmeden evvel klibe değinmeden geçemeyeceğim. Müziğin yalnızca işitsel değil, görsellerle desteklenerek bütün bir hikâye anlatımı olduğunu birbirinden harika klipleriyle ortaya koyuyor Viagra Boys.

Viagra Boys – Uno II (Official Video)

Grubun ve özellikle albümün bir başka alamet-i farikası ise şarkı kompozisyonlarındaki çok yönlülüğü. Waterboy’da introyu bas yaparken Store Policy’de davul ile şarkı başlıyor. Medicine of Horses ile Uno II’de olduğu gibi bir kez daha tempoyu düşürüyor. Fakat bu kez hüzünlü bir temayı aksettiriyor. Medicine of Horses, 60’larda country müziğin buruk hikâye anlatımını anımsatıyor. Modern tekniklerle, modern insanın dilinden. Viagra Boys albümün bulunmaz hint kumaşı yapan şarkıların en başında geliyor. Uçsuz bucaksız bir vahada hiçliğe doğru sürmek gibi hissettiriyor… Grubun klavyecisi Elias’ın kız arkadaşı Klara Keller, Uno II’den sonra bir kez daha Stephen Murphy’e back vokalde destekte bulunuyor.

Pyramid of Health ile albüm bir kez daha boyut atlıyor. Girişte iki majör akordan oluşan akustik gitar introsu ilk vuruştan dikkat çekiyor. Yine, yine, yine Stephen Murphy ikonik şarkı sözü yazımı ile bizleri eğlendiriyor. Old-school bir tınıdan uzak davul, tiz tonlarıyla sivrileşen gitar melodisi ve önceki şarkılarla benzer dokuda bir synth de işin içine girince eşsiz bir lezzet katıyor. Özellikle bu şarkıdaki davul ve synth kullanımı Kasabian’ın kendi adını taşıyan debut albümünü anımsattı. Öte yandan, o albüme nazaran trip-hop teması katmamış; aksine indie rock ve stoner rock sound’larını pekiştirmiş.

You N33d Me şarkısı, grubun frontmanı ve vokalistinin dövmesinden ilham alıyor. Lakin Stephen Murphy’nin eski işi dövme sanatçılığı. Sadece bu şarkı değil, kendisinin alnındaki dövme de albümün kapağında yer almış. Yazının başında sizinle paylaştığım havalı bilgilerse bu şarkının verse kısmından. Söz yazımı baştan sona bir komedi skeci gibi olmakla beraber bu laf salatası baş ağrıtmaktan ziyade keyif veriyor. Yazı boyunca tekrar tekrar dem vurdum ama yeniden dile getirmekte beis görmüyorum: Stephen Murphy melodramı ustalıkla aksettiriyor!

Best in Show Pt. IV, ilk albümden beri sürdürdükleri bir geyik. Welfare Jazz albümünde ikincisini Best in Show II adıyla yayınlayan grup bu albümü de boş geçmeyip “show business” demiş! Bugüne dek hiç denemediği kadar yeni materyal deneyen Viagra Boys son şarkıda ise piyanoyla ters köşe yapıyor. Çılgın bir şov sonrası herkes evine dönünce yalnız kalan rock yıldızımız elinde bir kadeh viskisiyle piyano başına konmuş, bize son bir şarkı mırıldanıyor. Ekşi tatlı bir tonda piyanoya eşlik eden Murphy, oldukça gürültülü bu albümü tezat bir sükûnetle noktalıyor.

Bu yazıyı noktalayana dek grup, Viagra Boys’un Japonya edisyonunu yayınladı bile. Hem de dört yeni parçayla. Onları da uzun uzun tanıtıp vaktinizi almak istemem. Tek diyeceğim, onlar da birbirlerine benzemeyen özgün işler.

Keyifli dinlemeler!..

9.5
  • Uno II
  • Pyramid of Health
  • Medicine of Horses
9.5
  • Uno II
  • Pyramid of Health
  • Medicine of Horses