Skip to content

Blue Öyster Cult – Blue Öyster Cult

Yayın Tarihi: 1972-01-16
Blue Öyster Cult – Blue Öyster Cult

İlk olarak “Soft Under Belly” adıyla çıkış yapan grup, daha sonra aynı zamanda menajerleri, söz yazarı ve yapımcısı olan Sandy Pearlman’ın şiiri olan Blue Öyster Cult ismini alarak, yine aynı isimli albümle hard-rock görünümlü saykedelik rock albümü ile ilk kez dinleyicinin karşısına çıktılar. İki kardeş olan; davulda Albert Bouchard ve bas gitarda Joe Bouchard, gitarda ve vokalde Buck Dharma ve yine gitar ve klavyede Allen Glover Lanier ile zamanın çift gitarlı önemli albümlerinden birisine imza atmışlardır.

Albümün siyah-beyaz kapağı Bill Gamlik’e aittir ve Blue Öyster Cult’ın simgesi olan sembol tam ortada, uzaydaki kapılarla birlikte dikkati çekecek şekilde kapağa yerleştirilmiştir.

Yapımcısı Black Sabbath albümlerine yakın bir sound istese de, zamanın diğer popüler grupları olan Grateful Dead’in folk nağmeleri, Rolling Stones’un enerjik melodileri, Alice Cooper’ın haylaz sözlerinin etkisi hemen hissedilecektir.

Fakat albümün ilk parçası olan Transmission MC ile Lanier klavyesi ile Jon Lord’a yakın performans göstererek, gitar soloları ile adeta yeni bir Deep Purple etkisi yaratmaktadır.

Albümün ikinci parçası I’m On The Lamb But Ain’t No Sheep ise, Allman Brothers sounduna yakın bir rock parçası olarak akılda kalacaktır.

Muhtemelen benim (ve benim gibi albüm severlerin) favorim, albümün 3. parçası olan Then Came The Last Days Of May, üniversiteli gençlerin keyif verici madde almak için çıktıkları yolculuğun üzücü bir şekilde sona ermesini, aynı dramatik havayı yaratarak dinleyenlere aktarır. (Artık nedense toplumsal olayları böylesine gerçekçi yansıtan şarkılar yapılmıyor.)

Albümün 4. şarkısı Stairway to the Stars, Deep Purple’ın tarzına benzer şekilde albümün temposunu tekrar artırır.

Bir sonraki parça olan Before The Kiss, A Redcap ise, şarkı sözleri ile de keyifli ve eğlenceli bir önceki parçanın yarattığı tempoyu devam ettirir.

Albümün 6. parçası Screams ise yüksek tempodan, yavaş yavaş albümün yapısını ve rotasını saykedelik rock’a doğru çevirmeyi başarmaktadır.

7. parça olan She’s As Beautiful As A Foot ise, grubun ileride ana yapısını da oluşturarak, eğlenceli ve saykedelik şarkılarının habercisi ve imzası olacaktır.

8. parça Cities On Flame With Rock and Roll ise, grubun ileride en beğenilecek parçalarının başında gelen Godzilla’nın adeta bir prototipi gibidir.

Sondan bir önceki parça olan Workshop Of The Telescopes parçası yine albümü saykedelik yoğunluğa sokan güzel bir parça olarak hatırda kalacaktır.

Son parça Redeemer, aslında Harry Forcas’a ait olup, grubun şarkısı olsa da albümü keyifli bir sonla noktalar.

Kayıt tarihi olarak 1971’i alırsak, bu sene 55. senesini devirecek olan bu çok yönlü, keyifli ve güzel albüm pek çok grubun ilk albümüne göre örnek olacak niteliktedir. 5 sene sonra albümün 60. yılını kutlamak üzere ve uzaylılar tarikatı adına!

11
  • Transmission MC
  • Then Came The Last Days Of May
  • Cities On Flame With Rock and Roll
  • Redeemer
11
  • Transmission MC
  • Then Came The Last Days Of May
  • Cities On Flame With Rock and Roll
  • Redeemer