2012’de Finlandiya’nın güneyinde, Hamina adında Baltık sahiline bakan küçük bir körfez kentinde Mikko Heikkilä tarafından Kaunis Kuolematon yani “Ölümsüz Güzellik” grubu kuruldu. Bu küçük detay, grubun yerel kimliğine değer vermesi ile başta İngilizce sözler yazarken Finceye dönmesi ve Fin death/doom grupları arasında niş bir tarz ile yer edinmiş olması açısından önemlidir. Grup ilk zamanlarında Mikko Heikkilä (gitar & vokal) ile birlikte Jarno Uski (bas) ve Miika Hostikka (davul) isimleriyle üç kişi olarak kurulmuş olup Ville Mussalo (gitar) ve Olli Saakeli Suvanto’nun da (growl/brutal vokal) gruba katılmasıyla 2012 yılından bu yana kadro değişmeden günümüze kadar gelebilmiş nadir gruplardan birisidir.
Bu şekilde grup; temiz ve sert vokallerle, melodik ve ağır metal dengesi yakalamış ve icra etmek istedikleri müziği yapmak için önlerinde hiçbir engel kalmamıştır. Kaunis Kuolematon şahsına münhasır melodik death/doom metal tarzlarını kuruldukları yıldan itibaren koruyarak derinlere indikçe neredeyse her şarkıda ruhunuza dokunmayı başarıyor. Kışın soğuk günleri için harika eşlikçi olabilecek bir tarz. Klavyelerle bezenmiş, iç parçalayıcı derecede hisli melodiler bir anda öfkenin coşkusuyla yükselirken aniden uçurumdan düşercesine kendinizi süzülürken bulabiliyorsunuz ve biliyorsunuz ki bunun sonunda bir yere çarpacaksınız…
Grubu sevenlerin, grubun müziğine dair fikir ayrılıkları sürekli bir tartışma konusu. Doom metale daha yakın melodramatik bir grup olması mı daha baskın yoksa melodeath/black öğelerinde yoğunlaşması mı gruba daha güçlü bir karakter sağlıyor şeklinde tartışmalar olabilir. Ancak denge yanlısı biri olarak, bir taraf seçmek yerine bu iki tarzı dengeye getirmiş olmalarının Kaunis Kuolematon’u daha özel kıldığını düşünüyorum.
‘Kun Valo Minussa Kuoli‘ için söyleyebileceğim ilk şey; inanılmaz derecede iyi hazırlanmış, temiz ve berrak sounduyla çok sağlam bir prodüksiyon olması. Bu konuda grubun her yeni albümde çok daha güçlendiğini söyleyebilirim. Albümün atmosferi fazlasıyla karanlık. Öfke ve acıyla sert riffler ile Olli’nin güçlü brutal vokalleri, Mikko’nun karakteristik clean vokalleri ile hüzün ve melankolinin duygusal yoğunluğunun iç içe geçtiği, dinamik bir kontrast yaşatan, dinlerken anılarda boğulmanıza neden olacak kadar hisli melodilerle bezenmiş, adeta içten içe söylenen bir ağıt gibi.
9 şarkıdan oluşan ve 50 dakikalık histeri garanti eden albüm gayet güzel ancak müzikal yenilik açısından 2023 yılında yayımlanan ‘Mielenvalta‘ albümünden farklı bir yere geçememiş. Halbuki 2020 yılındaki ‘Syttyköön toinen aurinko‘ albümü daha farklı ve üst seviyede bir albümdü ki ‘Kun Valo Minussa Kuoli’den de beklenti bu yöndeydi. Muhtemelen grup bu konuda çokça eleştirilecektir. Yine de bu albüm kış yaklaşırken doom/death metalden fazlasıyla keyif alan benim gibiler için sıcacık bir kucaklama olacaktır. ‘Merta‘nın son melodisi eşliğinde kar yağışını izlemek gerçekten güzel olurdu.
Albümün kapısı ‘Kaiku‘ (‘Yankı‘) ile yumuşak denebilecek bir tını ile açıldıktan sonra ‘Merta‘ (‘Deniz‘) ile dramatik bir geçiş ile devam ediyor ki Kaunis Kuolematon tarzını ifade etmek istesem seçeceğim şarkılardan biri de bu şarkı olurdu. Deniz metaforu üzerinden kaybolma, mücadeleden çok teslimiyet ve boğulma hissiyatını her ne kadar Fince sözleri anlamasak da melodilerle anlatmayı başarıyor.
‘Rauniot’ (‘Harabeler‘)’de ise bir zamanlar sapasağlam ayakta duran bazı hislerden geriye kalan kalıntılar anlatılıyor. Her yıkım arkasında mutlaka umut bırakır. Dinlerken denizin karanlık derinlerinde geçirdiğiniz karamsarlıktan çıktığınızı hissedeceksiniz. Denizden karaya adım attığınızda ise size ‘Maailman ainut ihminen‘ (Dünyadaki Tek İnsan) eşlik edecek. Grubun karanlık riffleri için verilebilecek bir başka örnek. Minimal ama yoğun rifflere eşlik eden, yakarış niteliğinde Aeonian Sorrow grubundan tanıdığımız Gogo Melone’un vokalleri atmosferi daha da derinleştiriyor.
‘Kaipaus‘ (‘Özlem‘) şarkısında ise geri dönüş olmayacağını bile bile geçmişe duyulan özlem anlatılıyor. Albümde hüzün hep var ancak bu şarkıda çok daha ön planda. Şarkının sonundaki o patlama anında tüyler diken diken oluyor. ‘Kun valo minussa kuoli‘ (‘İçimdeki Işık Öldüğünde‘) ise albüme adını veren şarkı olarak muhteşem vokaller ile çok yoğun bir başlangıç yapıyor. Progresif geçişleriyle teknik anlamda dikkat çekerken akustik bir pasaj ile soluklanıp öfke hissine geçiş yapıyor. Neredeyse her şarkıda müzikal bir yükseliş olsa da sanırım öfke hissinin en yoğun yaşandığı şarkı bu.
Ardından ‘Kuura‘ (‘Kırağı‘) ile biriken tüm bu duyguların donuşuna tanıklık ediyoruz. Acı ve hüzün bitmiyor ancak artık hissizleşiyor. Şarkıda iç ürperten soğuk rüzgarın sesi yok ama yine de melodilerde hissedebiliyorsunuz. Yine çok yoğun, çok güzel bir şarkı. Ve albüm ‘Aatos‘ (‘Düşünce‘) ile sonlanıyor. Bu ne güzel bir kapanış… Çift ses gitarlara eşlik eden coşkulu Kaunis Kuolematon rifflerinin ardından gelen akustik pasajlarla duygudan duyguya geçeceğiniz melodilere sahip olan şarkı, Mikko’nun büyüleyici vokali ile son sözünü söylüyor:
“Ei ikuisesti täällä mikään kestäkään” yani “hiçbir şey sonsuza kadar sürmez“…
Öne Çıkanlar:
- Merta
- Kun Valo Minussa Kuoli
- Aatos
Öne Çıkanlar:
- Merta
- Kun Valo Minussa Kuoli
- Aatos

