Skip to content

Kaleida, İngiliz-Alman elektronik/synth-pop/dream-pop ikilisi. Uzak mesafenin getirdiği zorluklar ve annelik deneyimi derken bir süre sessizliğe gömülen ikili, geçtiğimiz yıl ‘In Arms’ albümü ile geri döndü.

Tanışma hikâyeleri ise şöyle: Christina Wood (vokal) ve Cicely Goulder (klavye) 2013 yılında ortak bir arkadaşlarının e-posta üzerinden tanıştırmasıyla bir araya geliyor. Christina o sırada Endonezya ormanlarında çevre danışmanı olarak çalışırken geceleri demo kaydediyor. Cicely ise Londra’da film müzikleri besteliyor. Christina’nın bir müzik eğitimi yok, kilise korosu geçmişi var. Ciddi şekilde müzik yapmaya ise 30’lu yaşlarında başlamış. İkili müziklerini “feminen” olarak tanımlıyor.

Kaleida’nın büyük çıkış yapması, ‘Think‘ isimli parçalarının Keanu Reeves’in başrolünde olduğu ‘John Wick’ filminde kullanılması ile oluyor. Ayrıca ikili, 1983 yılına ait Almanca ‘99 Luftballons’ parçasını cover’lıyor ve bu cover ‘Atomic Blonde’ filminde yer alıyor. Bu sayede ikili dünya çapında büyük dikkat çekiyor.

Pandemi döneminde ise ikili, anneliğin getirdiği sorumluluklar ve uzak mesafe nedeniyle neredeyse dağılma noktasına geldi. Ancak 2022’de tekrar bir araya geldiler ve artık yalnızca ikili olarak değil, dış prodüktör ve ek müzisyenlerle birlikte çalışarak güçlendirdikleri sound’larıyla ‘In Arms’ albümüyle geri döndüler.

Albüm sonrası tura çıkan Kaleida, bu yıl ilk kez İstanbul dinleyicisiyle de buluştu. Benim de izleme fırsatı bulduğum bu konserde Christina’nın performansı, müziğe duyduğu tutkunun hissedildiği bir enerji taşıyordu. Konser sonrası ikiliyle tanışma fırsatı da bulduk ve son derece mütevazı ve samimi olduklarını görmek ayrıca güzeldi.

Bu deneyimin ardından ‘In Arms’ın dünyasına daha detaylı bir giriş yapmak benim için kaçınılmaz oldu.

‘In Arms’, Kaleida’nın üçüncü stüdyo albümü ve ikili bu albümde, önceki albümlerden farklı olarak dış prodüktör ve başka müzisyenlerle de çalışmış. Albüm, ikilinin synth-pop ve elektronik kökenini korurken önceki albümlere göre daha geniş ve çeşitli bir ses sunuyor.

Albümden bazı parçalar:

  • Hollow: Albümün açılış parçası, minimal bir elektronik altyapı üzerine kurulu ve oldukça sakin bir atmosferi var. Parça, bekleyiş ve nedenini bilmeden bir şeye tutunma halini anlatıyor.
  • Seagull Nun: Gotik bir tema ve soğuk bir his sunan bu parça albümde diğer parçalardan ayrılıyor. Bu parça aslında Christina’nın Endonezya’dan Cicely’e gönderdiği ilk demo ve ikilinin birlikte çalıştığı ilk parça. Parça neredeyse 10 yıl sonra bu albüme eklenmiş.
  • Hansaplast: Sisli bir fon üzerine kurulmuş. Parça yaralı olma, kendi kendini iyileştirme ve bununla başa çıkma üzerine ve metafor olarak Almanca’da yara bandı anlamına gelen Hansaplast kullanılmış.
  • Stranger: Parçanın en belirgin özelliği, 1980’lerin en baskın seslerinden biri olan 808 vuruşlar; bu da parçaya nostaljik bir hava katmış. Güçlü bas ve elektro dans ritimleriyle öne çıkan parça, yalnızlık ve izolasyon hissi üzerine.
  • Don’t Turn Me Out: Indie rock grubu Other Lives ile iş birliği içeren bu parça albümün kapanış parçası. Folk esintiler içeren bu parça oldukça duygusal ve yatıştırıcı bir kapanış sunuyor.

Genel olarak ‘In Arms’; annelik, yalnızlık ve yeniden doğuş gibi kişisel deneyimlerden beslenirken; dış prodüktör ve ek müzisyenlerle de ortak bir çalışma sonucu hem duygusal hem de teknik açıdan Kaleida’nın şu ana kadarki en olgun albümü olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle synth-pop severlerin mutlaka kulak vermesi gereken bir albüm.

8.5
  • Hollow
  • Seagull Nun
  • Stranger
8.5
  • Hollow
  • Seagull Nun
  • Stranger