Skip to content

39 Basamak 2025

39 Basamak 2025
39
39 - Jinjer - Duel

Jinjer - Duél

Progressive Metalcore

Barındırdığı belli şarkılarla dikkat çeken, her şarkısıyla olmasa da toplamda beğendiğim bir albüm ortaya çıkarmışlar. Yine de daha başarılı albümleri olmuştu. Şarkı sözleri, çaldıkları melodiler ve gitar riff’leriyle üzerine konuşulacak, bu yılın akılda kalan işlerden biri olmuş.

Öne çıkanlar:

  • Green Serpent
  • Someone’s Daughter
  • Kafka

Ayşe Tamay Görkey

Albümün detaylı yorumu

38
38 - The Leavers - We Are The Leavers

The Leavers - We Are The Leavers

Post Rock / Metal

Davulda Mert Alkaya, gitarda Faruk Kavi, basta Volkan Konuk’tan oluşan İstanbul’lu post rock grubu The Leavers'ın ilk albümü 'We Are The Leavers’, geniş reverb’lü gitarlar, melodik yapıları ve sinematik atmosferiyle dikkat çekiyor. Tamamen enstrümantal olan ve deneysel post-rock, ambient, progressive unsurları harmanlanmış olan albüm, iki yıllık prova ve kayıt sürecinin bir ürünü. 'We Are The Leavers', yer yer karanlık ama duygusal tonu, prodüksiyon kalitesi ve atmosferik anlatımıyla Türk post-rock sahnesi açısından özgün ve cesur bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Öne çıkanlar:

  • The Gathering
  • Echoes Of The Union

Ecem Kılınç

37
37 - Dominic Sanderson - Blazing Revelations

Dominic Sanderson - Blazing Revelations

Eclectic Progressive Rock

Dominic Sanderson, ilhamını geçmişten alan, fikir ve duygularını modern prog sahnesine inanılmaz güçlü bir şekilde taşıyan günümüz progresif sahnesinin en iddalı gençlerinden biri. İlk albümü olan "Impermanence"ı 2023 yılında yayımlayarak ben buradayım demiş, dikkatli gözleri üzerine çekmiş ve onları büyülemişti. Aradan geçen 2 sene sonrasında yayımladığı ikinci albümü "Blazing Revelations" ile Sanderson, ilk albümünün üzerine koyarak yükselmeye devam etmiş hem müzikal olarak daha olgun bir iş sunmuş hem de bunu yaparken "Impermanence"ındaki karanlık ve derin anlatıyı kaybetmeden harika bir eserle karşımıza çıkmış.

Öne çıkanlar:

  • From the Weeping Cradle
  • Lullaby for a Broken Dream

Mete Aydın

36
IMG_2473

Deafheaven - Lonely People With Power

Post Black Metal / Shoegaze

Deafheaven progresif tabanlı shoegazeden blackgaze türüne zaman zaman yaptıkları ani geçişlerin en belirgin albümü olarak nitelendirilebilecek 'Lonely People With Power' grubun eski hayranları için özlenen, yeniler için ise modern bir müzikal şölen sunuyor. Davullardaki renk skalası, özenle işlenmiş gitar riffleri ve screm vokallerin albüm boyunca akışa etkisi güçlenerek artarken 'Magnolia' ve 'Revelator' gibi muazzam şarkılarla akıl sağlığınızı korumayı başaracağınızı umuyorum. Şüphesiz yılın en yaratıcı ve iyi albümlerinden. Keyifli dinlemeler !!

Öne Çıkanlar:

  • Magnolia
  • Revelator
  • Winona

Hakan Köseoğlu

Albümün detaylı yorumu

35
35 - Nemrud - At the End of the Day

Nemrud - At the End of the Day

Psychedelic / Progressive Rock

Ülkemizdeki müzik piyasasının progresif örnekler bakımından son dönemleri hayli verimli geçirdiğini söyleyebiliriz. Sovak, Cedith ve yine bu listede kendisine yer bulan The Leavers gibi örneklerin ardından ülkemizin bu müzikteki medar-ı iftiharlarından Nemrud da nihayet uzun zamandır beklenen albümü 'At the End of the Day'le bu zenginliğin içerisinde yerini aldı. Genel olarak daha kısa parçalar ve yer yer tekrar eden söz ve motiflerden oluşan yapısıyla albüm, öncekilerden biraz daha farklı olsa da Nemrud yine bildiğimiz Nemrud. Sonuç olarak 'At the End of the Day' de aradaki bunca yılın birikimiyle oluşan beklentiyi veren bir albüm olunca, bu listede yerini alması elbette kaçınılmazdı.

Öne Çıkanlar:

  • Open Your Eyes
  • From Hell to Eternity
  • All This Time
  • Emotions of Gray
  • The Gate

Süleyman Çağlayan

Albümün detaylı yorumu

34
34 - Harrison-Johnston - Early Mercy

Harrison / Johnston - Early Mercy

Jazz-Fusion / Progressive Rock

Porcupine Tree ve The Pineapple Thief ile gönlümüzü kazanan Gavin Harrison ve solo kariyerinde sunduğu güzelliklerin ardından bu yıl Mastodon'a katıldığı duyurulan Nick Johnston gibi iki güçlü isim, bir araya geldikleri 'Early Mercy' albümünde 70‘ler jazz rock geleneğini modern soundlarla zenginleştirerek sunuyorlar. İkilinin kulaklarımızda birleşen enstrümanlarındaki hünerleriyle kesinlikle türünde yılın öne çıkanlarından.

Öne çıkanlar:

  • Sorcerer
  • Flourish and Perish
  • When the Flesh Was Cast Away

Emre Kardeş

33
33 - Asira - As Ink in Water

Asira - As Ink in Water

Post Black Metal / Progressive Rock

İngiliz progresif metal/rock grubu Asira, ikinci albümleri 'As Ink in Water' ile ilk albümleri 'Efference’nin üzerine koyarak, kendilerini geliştirmekle kalmayıp daha kulağa hoş gelen bir albümle karşımızda. Şarkılarının içinde türler arasındaki geçişleri yumuşak ve dinamik tutarak, hem dingin hem de enerjik yapısı ile kendini dinletmeyi başarıyor. Öne çıkan parçaları daha sert ve karanlık olan 'Cauterise' ve daha sakin olan 'In Sunrise' ve iki parçanın orta kararında duran albümün son parçası 'Still'.

Öne çıkanlar:

  • Cauterise
  • In Sunrise
  • Still

Orkun Yılmaz

Albümün detaylı yorumu

32
32 - Steven Wilson - The Overview

Steven Wilson - The Overview

Space / Crossover Progressive Rock

Steven Wilson’ın son çalışmalarında benimsediği minimalist ve soyut yaklaşım, bu albümde de dinleyiciler arasında bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ancak, bu sefer işler biraz daha farklı. 'The Future Bites' ve 'The Harmony Codex' albümlerinin aksine 'The Overview', Wilson’ın köklerine dönüş yaşadığı; ancak bunu hâlâ müziğe olan yeni yaklaşım tarzıyla, yani minimalist ve soyut şekillerde yaptığı bir albüm. Steven Wilson’ın 2020 sonrası modern prog sahnesinde yapmaya çalıştığı şeye, en başarılı şekilde bu albümle yaklaştığını düşünüyorum. Yine de eski Wilson severlerin, bu albümde aradıkları o duygusal ve ayakları daha yere basan anlatı ve yapıyı bulamayacaklarını söylemeliyim. Bu, Wilson’ın yeni müzikal kimliğini kabul edenler için iyi bir çalışma. Umuyorum ki ilerleyen süreçte bu yeni kimliğiyle; 'Hand. Cannot. Erase.' veya 'The Raven That Refused to Sing' kalibresinde, tam not alacak bir albümle karşımıza çıkar.

Öne çıkanlar:

  • Objects Outlive Us
  • The Overview

Mete Aydın

31
31 - Defecto – Echoes of Isolation

Defecto – Echoes of Isolation

Melodic Progressive Metal

Albümün özeti niteliğindeki 'Eternal Descent' ile tekniğin, melodilerin, grooveların, senfonik altyapıların, usta rifflerin, leziz soloların, beklenmedik vokal ve müzik sekanslarının harmanı sunulurken, asıl niyetin progressive metal olduğu albümde power ve alternative metal'e de selam verilerek yan görevlerin aradan çıkarıldığını görmek mümkün. Bu noktada akıllara Evergrey geliyor. Her sene albümün lokomotifi diyebileceğimiz 'Sacred Alignment' gibi 4-5 tane keyifli progressive metal parçası bulsam yeter bana derim mesela; öyle keyiflendirdi bu parça beni. Vokal menzili dağlara taşlara uzanan Niclas Sonne, niyetinin kötü olduğunu albüm boyunca her an diri tutuyor. Stig Rossen düetiyle gelen 'Heart on Fire' ise çapraz vokal oyunlarıyla ortamı teatral bir atmosfere büründürüyor. Hemşehrileri ve ülkelerinin en iyi temsilcilerinden biri olan Volbeat balladlarından tatlar barındıran 'Shattered Reality' ise, acının tatlı tebessümü mü dersiniz, buruk bir gülümseme mi dersiniz, ne dersiniz artık bilmiyorum; Volbeat'e biraz zaafım olduğundan dolayı, duygusal olarak kesinlikle favorim oldu. Veee geldik kapanışa. Yaklaşık on dakika olan ve albümle aynı adı taşıyan kapanış parçası, başlarda ciğer delen bir tavır takınsa da, dallanıp budaklanan kompozisyonu ile epik bir iz bırakmakta kara kuşak seviyesinde. Her türlü hırpalıyor yani.

Öne Çıkanlar:

  • Sacred Alignment
  • Eclipsed by the Void
  • Echoes of Isolation
  • Through Cloak and Bones

Mert Çetinkaya

Albümün detaylı yorumu

30
30 - AVKRVST - Waving at the Sky

AVKRVST - Waving at the Sky

Heavy Progressive Rock

Norveçli prog ekibi AVKRVST, ilk albümündeki karanlık atmosferi bu kez daha olgun ve teknik bir seviyeye taşıyor. Sert altyapılara rağmen clean vokalin ağırlıkta olması albüme progresif bir karakter katıyor; hatta brutal vokaller hiç olmasa atmosfer çok daha bütünlüklü akabilirmiş. Sololar güçlü; 'Families Are Forever’daki bas çizgisi ve 'Conflating Memories’deki üflemeli pasaj albümün teknik zirveleri. Favori şarkım 'The Trauma' oldu. İlk tekli 'The Malevolent', albümün nereye evrileceğine dair oldukça iyi bir öngörüydü. Kısacası 'Waving at the Sky' duygusu yüksek, tekniği sağlam, karanlık ve akıcı bir prog yolculuğu.

Öne Çıkanlar:

  • The Trauma
  • The Malevolent
  • Waving at the Sky

Orçun Öçgüder

29
29 - The Vintage Caravan – Portals

The Vintage Caravan – Portals

Psychedelic / Retro Hard Rock

Grup yeni albümlerinde sevenlerini retro karavanlarıyla rock müzik dolu bir yolculuğa davet ediyor. Hem de portallar arası!! İzlandalı hard/saykedelik rock triosu klasik rock müziğin modern bir yansıması şeklinde sundukları müzik 'Portals' albümünde daha olgun ve daya doygun. Birkaç şarkıda bir portaldan geçerek farklı bir atmosfere taşıyan albümün gitar soloları ve riff çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Albümün giriş şarkısı olan 'Philosopher’de Mikael Åkerfeldt sürprizini de unutmamak lazım. Sonbaharın serin havalarında içinizi ısıtacak bir albüm.

Dikkat çekenler:

  • Philosopher
  • Days Go By
  • Current
  • Riot
  • This Road

Hakan Köseoğlu

28
IMG_2517

Phantom Spell - Heather & Hearth

Heavy Metal / Progressive Rock

Gelenseksel heavy metal müziğin modern dönem temsilcilerinden olan Seven Sisters grubunun gitar-vokal’i Kyle McNeill; tek kişilik projesi Phantom Spell’in ikinci albümü ‘Heather & Hearth’te, proto-metal temelli müziğini progressive kompozisyonlarla hibritlemekte. Albümün mastering’i ve artwork’ü harici bütün departmanlarında kendi imzasının olduğunu göz önünde bulundurursak, “solo proje” kavramının hakkının fazlasıyla verildiğini söyleyebiliriz. Albümü benim adıma en çekici kalan unsur; parçaların genelindeki öykü anlatımına paralel olarak, ne zaman ufak adımlar atacağını ve ne zaman koşması gerektiğini bilir hali. Bu durum, dinleyicinin dikkatinin dağılmasına neden olabilecek tuzakları bertaraf ederek keyifli bir deneyim sunuyor. Eğer siz de özellikle Wishbone Ash’in müzikal DNA’sı ile bağ kurmuş bir dinleyiciyseniz bu albüme kesinlikle kulak kabartmalısınız.

Öne Çıkanlar:

  • The Autumn Citadel
  • Evil Hand
  • A Distant Shore

Gürkan Dovan

27
28 - Ring Van Möbius - Firebrand

Ring Van Möbius - Firebrand

Retro / Symphonic Progressive Rock

Bu listede sıkça ziyaret edeceğimiz üzere yine Norveç'teyiz, bu kez bu kadar güzel olması biraz içimizi buran bir albüm var. Zira, Ring Van Möbius 4. stüdyo albümleri 'Firebrand'ın aynı zamanda yayınladıkları son albüm olacağını açıkladı. Hammond org, mellotron ve analog sentezleyicilerin ön planda olmasıyla, canlı kaydedilmiş analog tonuyla ve başta Emerson, Lake & Palmer olmak üzere '70'lerin büyük gruplarına yaptıkları selam duruşlarıyla her zaman dinlenmesi keyif veren böyle bir grubun artık var olmayacağını bilmek üzücü olsa da bıraktıkları 3 dev parçadan oluşan son hediye gerçekten de çok kıymetli. Grup bundan sonrasınıysa "yeni bir bölüm" olarak açıklarken, böyle bir üçlüden birlikte veya ayrı ayrı neler çıkacağını merak etmemek elde değil.

Öne Çıkanlar:

  • Firebrand
  • The Fever
  • False Dawn

Süleyman Çağlayan

26
26 - Edensong - Our Road to Dust

Edensong - Our Road to Dust

Eclectic Progressive Rock

Prog folk çizgisini sert ve elektronik dokularla genişleten Edensong, yaratıcı gücünü  'Our Road to Dust' ile zirveye taşıyor. 9 yıllık bir aranın ardından gelen albüm, geçmiş ve geleceği kucaklayan zengin bir forma sahip. Parçalar, ustaca sentezlenmiş katmanlarla ve flüdün büyülü kıvraklığıyla bezeli. Modern progresif rock’ın başarılı temsilcilerinden biri olan Edensong, Ian Anderson’un övgüsünü kesinlikle sonuna kadar hak ediyor. 'Our Road to Dust', teknik ustalıkla duygusal derinliği harmanlayarak kendi kulvarında seneye damgasını vuruyor.

Öne Çıkanlar:

  • The Illusion of Permanence
  • Wykler BÄSCT
  • Our Road to Dust

Arzu Şeran

25
25 - Deftones - private music

Deftones - private music

Alternative Metal / Shoegaze

Deftones, kariyeri boyunca sahip olduğu farklı yönleri göstermekten asla çekinmeyen bir grup olmuştur. Ayrıca bunu yaparken kalitelerinden ödün vermeden dinleyicilerine zengin bir diskografi sunmayı başarmıştır. Bu nedenle, “Deftones’un en iyi albümü hangisi?” sorusuna verilecek cevap herkes için farklıdır ve bu, gerçekten takdir edilesi bir başarıdır.

Sacramento’lu grubumuz, bu sefer de geleneği bozmadan diskografisine oldukça başarılı bir albüm daha eklemiş. Grup; 'private music'i, bütün geçmişinden izler taşıyan ancak bunu basit bir kopyala-yapıştır kolaycılığıyla değil, sahip oldukları tüm o zenginliği ve farklı yönleri fazlasıyla agresif bir biçimde sivrilterek var gücüyle dinleyicisine saldıran, içsel ve retrospektif bir albüm olarak sunmuş. Hem sert hem duygusal, hem deneysel hem de tanıdık olan bu albüm, Deftones sevenleri hâlihazırda büyülemiştir. Ancak bir Deftones dinleyicisi değilseniz bile shoegaze seviyorsanız, yılın en iddialı işlerinden biri olan bu albümü kaçırmamalısınız.

Öne çıkanlar:

  • ecdysis
  • infinite source
  • souvenir
  • cut hands
  • departing the body

Mete Aydın

Albümün detaylı yorumu

24
24 - CKRAFT - Uncommon Grounds

CKRAFT - Uncommon Grounds

Jazz Metal

Deneysel kimliğini daha olgun bir ifadeyle yeniden ortaya koyan Ckraft, caz ve metalin benzersiz kimyasını Gregoryen motiflerle buluşturuyor. Akordeon ve saksafonla kimlik kazanan 'Uncommon Grounds', poliritmik yapısıyla sınırları zorlayan bir kompozisyon evreni sunuyor. Albüm, yalnızca türlerin iç içe geçtiği bir çalışma değil, kültürel hafızayı ve modern arayışları cesurca yorumlayan hipnotik bir anlatı niteliğinde. Müzikte özgün bir rota oluşturmayı başaran nadir eserlerden biri olarak benzersiz bir konumda. 'Uncommon Grounds', derinleşmeyi seven ve seslerin ardındaki fikirlere kulak vermekten hoşlanan dinleyiciler için kesinlikle doğru bir seçim.

Öne Çıkanlar: 

  • Nostre
  • Misconstruction of the Universe
  • Swallowed by the Storm

Arzu Şeran

Albümün detaylı yorumu

23
23 - Der Weg Einer Freiheit - Innern

Der Weg Einer Freiheit - Innern

Atmospheric Black Metal

2009'lu Alman black metal oluşumu Der Weg Einer Freiheit'in altıncı uzunçaları 'Innern' bizlerle. Grubun vokalist/gitaristi olan Nikita Kamprad, albümün mixing, mastering, prodüksiyon ve kayıt işlerini de üstlenirken, sound'larını daha modern bir noktaya taşımış diyebiliriz. Önceki albümlerine nazaran kirli vokallerini de bir miktar arkaplana atarak atmosfere oynaması, türün meraklısı olmayanlar için daha dinlenilebilir kılmış albümü. Üç ciğerli multi-enstrümentalist Tobias Schuler ise yine bütün soğukkanlılığı ile baget sallayarak her ortama ayak uydurmakta. Synth dalgaları ve saykedelik tremolo riff'lerin birlikte yürüdüğü parçalarla Blood Abscission ve Hænesy gruplarını anımsatan albüm, post-black sekanslarıyla da Sólstafir, Alcest gibi grupları akıllara getiren anlar barındırıyor. Her biri leziz besteler. Afiyet olsun.

Öne Çıkanlar:

  • Xibalba
  • Eos
  • Forlorn

Mert Çetinkaya

22
22 - Messa - The Spin

Messa - The Spin

Doom Metal / Rock

80’lerin gotik rock ve post-punk seslerini anımsatan soundu ile grubun dördüncü albümü 'The Spin', akılda kalıcı vokalleri, karanlığa çağıran sesleri birleştirme ustalığı ile dinlenmeyi hakediyor. Müzikal olarak farklı disiplinleri birleştiren grup deneyselliği ile cesur bir çıkış yakalamış. Albümün kaydı iki senede farklı üç mekanda gerçekleşmiş. 'The Dress' şarkısındaki trompet kullanımı ve enstrümanların karşılıklı cümleler kurması ardından gitarın ritmi tırmandırması ve gelen gitar solosu, finalde ise Sara’nın güçlü vokali unutulmaz bir deneyim  sunuyor. Bu albüm cesur ve yenilikçi tarzı ile listede olmayı hakediyor, iyi dinlemeler dilerim.

Öne çıkanlar:

  • Immolation
  • The Dress
  • Thicker Blood

Cüneyt Avdan

21
21 - Nuova Era - 20000 leghe sotto i mari

Nuova Era - 20000 leghe sotto i mari

Rock Progressivo Italiano

2025 yılının “en 1970 albümler”inden biri olan '20000 leghe sotto i mari', Nuova Era’nın zamana yenik düşmediğini kanıtlayan detaylı bir sanat eseri olarak karşımıza çıkıyor. Besteci ve klavyeci Walter Pini’nin yaklaşık kırk yıllık müzik yolculuğunda hayal gücünde en ufak bir yorgunluk emaresi göstermemesi bir yana; belki de kariyerinin en güzel işlerinden birini bu yıl ortaya koyması, durumu neredeyse bir mucizeye dönüştürüyor. Jules Verne’in 'Denizler Altında 20.000 Fersah' eserinden ilhamla kurgulanan bu konsept albüm, derin sularda klavyenin onlarca farklı tonu eşliğinde devasa bir enstrüman atölyesine dönüşüyor. Rock Progressivo Italiano’nun yaklaşık 60 yıllık tarihine yakışır renk paleti, geçmişi hala dün gibi hatırlatan gelenekçi yaklaşımı ve detaylı albüm kurgusuyla '20000 leghe sotto i mari', "39 Basamak" listesinde yer almayı fazlasıyla hak ediyor.

Öne çıkanlar:

  • 20000 leghe sotto i mari
  • Nautilus

Nazmi Berk Çelik

Albümün detaylı yorumu

20
20 - In Mourning - The Immortal

In Mourning - The Immortal

Melodic Death Metal

Kapağıyla beni daha dinlemeden mest eden 'The Immortal', müzikal zenginliği ve şarkıların bütünlüğüyle klas bir albüm. Albüm boyunca süregelen inişli çıkışlı tempo, dikkatimizi ve ilgimizi her an dipdiri tutuyor. Davullar bu anlamda albümün dinamosu. Nakarat sekanslarında coşkuyu arşa çıkaran brutal vokaller ve melodik gitar riff’leri de sizi alıp götürünce ortaya uzun seneler dinlemelik bir albüm çıkıyor.

Öne çıkanlar:

  • Silver Crescent
  • Song of the Cranes
  • The Sojourner
  • Staghorn

Emirhan Serveren

Albümün detaylı yorumu

19
19 - Heretoir - Solastalgia

Heretoir - Solastalgia

Blackgaze / Post Metal

'Solastalgia'nın genelinde güçlü bir hüzün atmosferi hâkim. Bu duygu, zaman zaman öfkeli ve sert brutal vokallerle, zaman zaman ise tempoyu bilinçli biçimde düşüren daha sakin bölümlerle farklı şekillerde yeniden üretiliyor. Agresif kısımlar çatışmayı yansıtırken, yavaşlayan kısımlar bu öfkenin ardındaki kırılganlığı görünür kılıyor. Albümdeki şarkılar vermek istedikleri duyguyu dinleyiciye net ve etkili bir şekilde aktarabildiği için ortaya duygusal açıdan tutarlı ve güçlü bir bütün çıkmış; bu da albümü yılın en iyileri arasına taşıyor.

Öne çıkanlar:

  • The Ashen Falls
  • Season of grief

Ayşe Tamay Görkey

Albümün detaylı yorumu

18
18 - Derev - Toubled Mind

Derev - Troubled Mind

Heavy Progressive Rock

Sıradan bir konser çıkışında evlere dağılırken, çok değerli bir büyüğümün arabasında ilk kez duyduğum anda Derev’i hemen telefonumdaki notlar uygulamasına kaydetmiştim. O an, bu kadar etkileneceğimden habersiz; yalnızca hoşuma giden yeni bir grup keşfetmenin heyecanını yaşıyordum. Ertesi gün 'Troubled Mind' albümünü dinlediğimde ise tam anlamıyla bir “ilk görüşte aşk” hikâyesi yaşadım. Uzun zamandır, ilk kez dinlediğim bir gruptan bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum. Albümü baştan sona dinledikçe etkisi daha çok vurmaya başlamıştı.

Grubun stüdyo bazlı ilk tam uzunluklu albümü olma özelliğini taşıyan bu çalışma; yakıcı ve duygusal parçalarıyla ruhun derinliklerine inerken, bir yandan da modern heavy prog riffleriyle dinleyiciye yüksek bir enerji sunuyor ve önceki EP’sinde ortaya koyduğu kendine özgü sound’u devam ettiriyor.

Öne Çıkanlar:

  • Buried Voice
  • Room 9
  • Tides of Times***

Levent Sıvakcı

Albümün detaylı yorumu

17
17 - Dormant Ordeal - Tooth and Nail

Dormant Ordeal - Tooth and Nail

Technical Death Metal

Grubun kurucu üyelerinden davulcu Rodek Kowal’ın görevi devretmesi ve davulların başına Chason Moreland’ın geçmesiyle Varşova’daki stüdyoda yeni albümünü kaydeden Polonyalı Dormant Ordeal, Maciej Niesciouruk önderliğinde ne yaptığını çok iyi bilen bir grup olduğunu bir kez daha kanıtlayıp bu yılın Nisan ayında seviyeyi arşa çıkaran bir albüm ortaya koydu. Yeni albümleri 'Tooth and Nail', kompleks ritim yapıları ve özenle işlenmiş prodüksiyonuyla dikkatleri üzerine topladı. Albümdeki karanlık atmosfer, yoğun bas tonları ve teknik açıdan zengin enstrümantasyon, dinleyiciye sert, kaotik ve organik bir deneyim sunuyor. Tüm bu detaylarıyla 'Tooth and Nail', dişiyle tırnağıyla bu yılın en takdire şayan ve teknik açıdan en etkileyici çalışmalar arasında yer almayı sonuna kadar hak ediyor.

Öne çıkanlar:

  • Horse Eater
  • Orphans
  • Dust Crown

Fehim Olcay

16
16 - Echolyn – Time Silent Radio II & VII

Echolyn – TimeSilentRadio II & vii

Symphonic Progressive / Alternative Rock

90’ların Amerikan müzik piyasası şartlarında progressive rock icra etmek üzere yola çıkmış olmak başlı başına çılgınca bir müzikal kariyer tercihi… Echolyn’in bu cesur ve adanmış tavrını hep takdir edilesi bulmuşumdur. İlk dönemlerinde daha çok Gentle Giant’ın ayak izlerini takip etmiş bir grup olmalarına rağmen zaman içinde kendi patikalarını açarak imza sound’larını yarattılar ve birbirinden keyifli albümlere imza attılar. Ancak, 2015 yılında çıkardıkları albümden sonra uzun süreli bir sessizliğe bürünmüş ve dinleyicilerini grubun akıbeti konusunda meraka sevk etmişlerdi. Nihayet bu sessizliği aynı anda piyasaya sürdükleri iki albüm ile bozdular. 'TimeSilentRadio II' toplamda 45 dakikalık 2 parçadan oluşurken, 'TimeSilentRadio vii' ise daha kısa süreli parçaların toplandığı bir albüm. İki albümde de genel konsept olarak; acımasızca akıp gitmekte olan zaman üzerine kafa yorulup dertlenme söz konusu. Melodik yönden çok zengin, bazen yükselip bazen ise durgun sulara çekildiğimiz bir iş. Bana göre Echolyn’in en güçlü silahı; Ray Weston ve Bret Kull’un beraber oluşturdukları vokal armonileridir. İkilinin uyumu elbette bu albümlere de büyük derinlik katmış. Grup, iki albümü de herhangi bir plak firması desteği olmadan; kendi imkânları ve sevenlerinin Kickstarter bağışları üzerinden finanse etti. Umarım daha kısa süreli periyotlarda albüm çıkarabilecekleri şartlar tahsis edilir de dinleyiciler olarak bu harika müzisyenlerin olgunluk çağlarından daha fazla istifade ederiz!

Öne çıkanlar:

  • Radio Waves,
  • Cul-de-Sacs and Tunnels,
  • On We Blur,
  • Water In Our Hands

Gürkan Dovan

Albümün detaylı yorumu

15
15 - Primrose Path - Ruminations

Primrose Path - Ruminations

Progressive Metal

Avustralya'nın progresif metal fabrikası Perth'ten yükselen Primrose Path, ilk uzunçalar albümü 'Ruminations' ile türün meraklılarına hem tanıdık hem de tekinsiz ölçüde taze bir deneyim sunuyor. Albüm, isminin hakkını vererek, dinleyiciyi travma, takıntı ve varoluşsal kaygıların karanlık dehlizlerine çeken sıkı dokunmuş bir ses örgüsüyle işlenmiş. Lindsay Rose'un vokal performansı tartışmasız albümün odak noktası. Soul'dan gotik melankoliye ve hatta brutal hırıltılara uzanan geniş yelpazesi, grubun teknik enstrümantasyonuna ruh katmış. 'Irrelevance'taki djent etkili mekanik ritimler ve 'Persona Non Grata'daki rüya ile kabus arasında gidip gelen atmosferik sekanslar, grubun sadece enstrümantal bir yetkinliğe değil, aynı zamanda dramatik bir kompozisyon zekasına sahip olduğunu kanıtlamış. Avustralya'dan çıkan işler şu sıralar hiç pişman etmiyor, nitekim bu albüm de onlardan birisi. 90'ların grunge kirini, 2000'lerin gotik metal atmosferi ve günümüzün progresif teknikleriyle harmanlayan 'Ruminations', bağımsız bir çıkış albümü için şaşırtıcı derecede olgun, bütünlüklü ve iddialı. Ya da şöyle açıklayayım, eğer Karnivool'un ritmik zekasını The Gathering'in duygusal yoğunluğuyla birleştiren hibrit bir sound arıyorsanız, bu albüm 2025'in en heyecan verici keşiflerinden biri olabilir sizin için.

Öne çıkanlar:

  • Irrelevance
  • Propensity
  • Persona Non Grata

Berkay Aktepe

Albümün detaylı yorumu

14
14 - Coroner - Dissonance Theory

Coroner - Dissonance Theory

Extreme Progressive / Thrash Metal

1987-1993 yılları arasında beş efsane stüdyo albüm yayınlayan kült grup Coroner, 32 yıl aradan sonra Dissonance Theory ile geri döndü. Grup üyelerinin hiç değişmediği ilk beş albüm sonrası davulcuları Marky Edelmann’ın ayrılması nedeniyle 57 yaşındaki yeni davulcuları Diego Rapacchietti ile yollarına devam ediyorlar. Coroner’ı kült yapan en önemli unsurlardan biri thrash metalin icrasında öncülüğü ele almasıyla birçok gruba/müzisyene ilham vermiş olmasıdır. Yine başka bir unsur olarak albümlerinde deneysellikten kaçınmayan dokunuşlarını söylemek yanlış olmaz; death-heavy metal, progressive, blues, psychedelic ögeleri şarkılarında görmek mümkün. Peki 32 yılda değişen ve gelişen teknolojinin yeni Coroner albümü Dissonance Theory’ye yansıması nasıl olacaktı? Sadık dinleyicilerini ne kadar mutlu edebilirlerdi? Yayınlanan ilk iki tekli Renewal ve Symmetry’de modern soundu epey duyabildik ancak albümün tamamı geldiğinde içindeki diğer şarkılarda özüne ne kadar sadık kaldıklarını da gördük. İnanılmaz iyi yazılmış riff’leriyle ünlü grup yine başa alıp tekrar kulak vermek isteyeceğiniz riff’lerle süslemiş albümü. İlk olarak karanlık introsu ile sizi tasarladıkları atmosfere hazırlıyor. Hemen arkasından gelen ikinci şarkıları Consequence’da makine gibi çalınan davulu duyar duymaz albüm sizi bütünüyle ele geçiriyor. Sadece türü sevenlerin değil, teknik beceriye hayran olan müzikseverlerin mutlaka dinlemesi gereken bir albüm Dissonance Theory. Babalar onca yıl sonra bile bir albümün daha hakkından gelebilmiş, tanıklık etmek müthiş.

Öne çıkanlar:

  • Consequence
  • Sacrificial Lamb
  • Transparent Eye

Serap Çakar

13
13 - Asymmetric Universe - A Memory and What Came After

Asymmetric Universe - A Memory and What Came After

Jazz-Fusion / Progressive Metal / Djent

İtalyan kardeşler Federico ve Nicolò Vese tarafından kurulan Asymmetric Universe; progresif metal, caz füzyon ve djent öğelerini başarılı şekilde harmanlayarak son yıllarda dikkat çeken bir müzik projesi. 'A Memory And What Came After', progresif metalin teknik gücü ile caz füzyonun armonik yapısının birleştirildiği, virtüöz gitar ve bas performanslarıyla öne çıkan bir albüm. Albümde teknik gitar ve bas partisyonları, sık ritim ve tempo değişimleri yoğunlukta ancak bu teknik yoğunluk caz etkili sololarla öyle ustaca dengelenmiş ki dinleyiciyi yormuyor. Aksine albüm baştan sona keyifle dinlenen bir müzikal yolculuk sunuyor. Prog metal ile cazın sentezini arayanlar için enerjik bir deneyim sunduğunu söyleyebilirim.

Öne çıkanlar:

  • Conquelicot (feat. Richard Henshall)
  • Don’t Go Too Early
  • Feather on a Glass
  • Reaction – Overthrow

Ecem Kılınç

Albümün detaylı yorumu

12
12 - Bruit - The Age of Ephemerality

BRUIT≤ – The Age of Ephemerality

Experimental / Post Rock

Albümün adından da anlaşıldığı gibi, geçiciliğin hüküm sürdüğü çağımızda dijital bağımlılık ve hızla değişen modern dünya ele alınıyor. Neo-klasik ve elektronik öğeler ambient, drone ve post rock ile ustaca harmanlayarak yalnızca bir müzik ziyafeti sunmuyor, ilk saniyesinden itibaren bizleri diri tutan huzursuzluğuyla çağımızın absürtlüğünü başarılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Grubun albümlerini dijital ortamlardan kaldırması bu anlamda bir tavır ve duruş olarak düşünmek yanlış olmayacaktır.

Öne çıkanlar:

  • Data
  • Technoslavery / Vandalism
  • The Intoxication of Power

Fehim Olcay

11
11 - Motorpsycho - Motorpsycho

Motorpsycho - Motorpsycho

Psychedelic / Progressive Rock

Avrupa’da oldukça sevilen bir grup olan Motorpsycho, geleneksel progresif ve saykedelik rock mirasını güncel bir ifadeyle birleştirmeye devam ediyor. Albüm her zamanki gibi uzun denemelere yer verirken, hem çalan hem de dinleyen için özgür ve eğlenceli bir alan yaratıyor. Kısa parçalarında ise grubun uzun yıllardır süregelen vizyonu net biçimde hissediliyor.

Albüme biraz daha yakından bakacak olursak, albümün ikinci parçası 'Laird of Hemley', Led Zeppelin havasıyla cesur bir deneme olmuş; bu parçayı tekrar tekrar dinlerken buldum kendimi. 'The Comeback', hard rock ve blues kökenliler için tam anlamıyla bir nostalji hissi yaratırken, 'Kit Satie' ise “Evet, burası Norveç” dedirtiyor. On bir dakikalık 'Balthazaar', açılış parçası 'Lucifer; Bringer of Light' ile birleştiğinde ise Motorpsycho sevgimiz biraz daha artıyor.

Bu bütünlük, jam yapısı son derece güçlü olan bu grubu İstanbul’da izleme isteğini artırıyor; otuz civarında albüm üretmiş olan Motorpsycho’yu dinleyin, dinlettirin.

Öne çıkanlar:

  • Lucifer; Bringer of Light
  • Laird of Hemley
  • The Comeback
  • Kit Satie
  • Balthazaar
  • Neotzar (The Second Coming)

Cüneyt Avdan

10
10 - Moon Letters - This Dark Earth

Moon Letters - This Dark Earth

Heavy Progressive Rock

Moon Letters, 2019 yılından bu yana üçer yıllık aralıklarla, özgün tarzından ödün vermeden ve aynı istikrarla albümler sunmaya devam ediyor. 2025 yılı, bu üretkenliğin üçüncü halkasına ev sahipliği yaparken; grubun hem prodüksiyon anlayışındaki hem de beste üretimindeki gelişimine daha net biçimde tanıklık etmemizi sağlıyor. Kendileri için bir “imza tını” haline gelen gitar–klavye etkileşimi, bu albümde de dinleyiciyi yalnız bırakmıyor. Bu etkileşim sayesinde bir yandan 1970’lerin analog sentezleyici dünyasını ve onun tutkunlarını memnun ederken, diğer yandan gitar merkezli geleneksel rock tınılarını sevenleri de bu girdabın içine çekmeyi başarıyor. Bu yönüyle Moon Letters, zamanında Rush’ın açtığı yolu günümüz estetiğiyle sürdürmeye kararlı görünüyor. 'This Dark Earth', yalnızca progresif rock için güçlü bir temsilci olmakla kalmayıp; rock ve metal müzikten hoşlanan her dinleyici için de ilgi çekici unsurlar barındıran, 2025’e damga vuran bir albüm olarak öne çıkıyor.

Öne çıkanlar:

  • Energy of the Heart
  • Dawn of the Winterbird

Nazmi Berk Çelik

Albümün detaylı yorumu

9
09 - Between The Buried And Me - The Blue Nowhere

Between The Buried And Me - The Blue Nowhere

Technical / Avant-Garde Metal / Progressive Metalcore

Üst düzey bir kompozisyonculuk ve prodüksiyonla, yılın albümlerinden biri olmayı hakediyor. Klavyenin katkısı çok ama çok değerli. Vokal, albüm boyunca oldukça çalışkan ve versatil bir performans sergiliyor. Blues ve funk ritimlerini prog/death metal ile başarıyla harmanlamışlar. Büyük hayranları sayılmam ama metal müzikte özel bir yerleri olduğunu inkâr etmemek pekala zor. Türdaşları Dream Theater’in zaman zaman yaptığı yersiz jamming’leri andıran pasajlar var; yine de şarkılara lezzetli bir tat katıyor. Bundan on sene sonra bile anımsanıp keyifle dinlenecek bir iş bırakmışlar geriye.

Öne çıkanlar:

  • God Terror
  • Absent Thereafter
  • Psychomanteum
  • Beautifully Human

Emirhan Serveren

Albümün detaylı yorumu

8
08 - Lars Fredrik Frøislie - Gamle Mester

Lars Fredrik Frøislie - Gamle Mester

Symphonic Progressive Rock

Norveçli klavyeci Lars Fredrik Froislie, ikinci solo albümü ‘Gamle Mester'ın tüm aşamalarını üzerine yüklemiş; kapak tasarımı bile kendisine ait. Albümün ismi antik meşe ağacı 'Den Gamle Mester’den geliyor; ağaç bir sembol olarak dakikalar boyunca albümün temasına hizmet ediyor. Wobbler grubunu keyboard partisyonları ile başka bir yere taşıyan yetenekli müzisyenden yine 70’lerin klasik progressive rock soundunu duyuyoruz.

Öne çıkanlar:

  • Jakten Pa Det Kalydonske Villsvin
  • Gamle Mester
  • Skumring

Serap Çakar

7
07 - Paradise Lost - Ascension

Paradise Lost - Ascension

Death-Doom / Gothic Metal

Bazı gruplar vardır; neden “büyük”, “efsane”, “usta” ya da “çok iyi” olarak anıldıklarını sorgularız. İşte tam bu noktada, ustalara saygı kuşağında uzun süredir kendine sağlam bir yer edinmiş Paradise Lost ile beraberiz. Grubun on yedinci albümü 'Ascension', Paradise Lost’un neden bu kadar iyi bir grup olduğu sorusunu bir kez daha sordururken, Death-Doom ve Gothic dönem köklerine şehvetli ve yakıcı bir selam gönderiyor. Sound açısından önceki albüm 'Obsidian’ın bıraktığı yerden devam eden çalışma, Doom ve Gothic tatlarıyla taze ve dinamik bir atmosfer sunarak karanlık ve melankolik Paradise Lost evreninde etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Öne çıkanlar:

  • Serpent On the Cross
  • Silence Like the Grave
  • Diluvium
  • Deceivers
  • The Precipice

Levent Sıvakcı

Albümün detaylı yorumu

6
06 - Fallujah - Xenotaph

Fallujah - Xenotaph

Progressive / Technical Death Metal

Fallujah haziranda yayınlanan  Xenotaph ile bu yılın ses getiren albümlerinden en önemlilerinden birini imza atmış. Sadece Technical Death Metal türünü sevenlerin değil, daha yumuşak vocal ve rifller ile karmaşık notaları harmanlayarak progresif metal ve djent türünü sevenlerin de beğenisini kazanan bu albüm, 2026 yılında ülkemizde bir konseri hak ediyor.

Öne çıkanlar:

  • Kaledeikopic Waves
  • Labytinth of Stone
  • Xenotaph

Orkun Yılmaz

5
05 - Sometime In February - Where Mountains Hide

Sometime In February - Where Mountains Hide

Progressive Metal

InsideOut Music etiketi beklentiyi otomatik yükseltiyor. Somewhere In February, 'Where Mountains Hide' ile bu beklentinin farkında bir albüm yapmış; ne küçük oynuyor ne de kendini olduğundan büyük göstermeye çalışıyor. Albüm, duygu değişimini fazlasıyla yaşatıyor. Parçalar arasında sürekli bir hareket var ama bu hareketlilik, albüm uzunluğunda yer yer nefes aldırmayan bir hâl alabiliyor. Her an bir melodi, her an bir fikir var ve tam da bu noktada denge zaman zaman kaçıyor. vProdüksiyon ise albümün en güçlü tarafı. Gitarlar, davullar ve genel miks aynı hissiyatı taşıyor; tonlar sadece temiz değil, duygu kuruyor. Şarkıların özenle işlendiği çok belli ama bu özen bazen fazla geliyor; sürekli dolu bir anlatım, bazı anların etkisini zayıflatıyor. Detaylar albümü yukarı taşıyor. 'The Bad Fight’taki saksafon solosu ve ardından gelen gitar, albümün en iyi sürprizlerinden biri. 'Phantom Sea’de hissedilen Dream Theater gölgesi kısa süreli ama fark edilir. Favorim ise karanlığıyla öne çıkan 'Bury You'. Finaldeki 'Funeral House' da albümü doğru bir yerde kapatıyor. 'Where Mountains Hide', melodiden korkmayan ama fren yapmayı da öğrenmesi gereken bir albüm. Fazla dolu ama samimi; kusurlarına rağmen dinleyicide iz bırakmayı başarıyor.

Öne çıkanlar:

  • The Bad Fight
  • Phantom Sea
  • Bury You
  • Funeral House

Orçun Öçgüder

4
04 - Ihlo - Legacy

Ihlo - Legacy

Progressive Metal

Ihlo, İngiltere ve İskoçya kökenli bir progresif metal grubu. Grubun vokalisti ve klavyecisi Andy Robison, 2016’da Facebook gruplarında kendi müziğini tanıtırken grubun gitaristi Phil Monro paylaşımlarını görüyor ve bu şekilde bir araya geliyorlar. İlk başta iki kişilik bir projeyken zamanla tam kadrolu bir müzik grubuna dönüşüyor. Grubun parçalarında sert gitar riffleri, djent etkili ritimler ve klavyeler ön planda. İlk albümleri 'Union' ile dikkat çeken grup, aradan geçen 6 yılın ardından ikinci albümleri 'Legacy' ile geri döndü ve grubun oldukça güçlü bir ses ile karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Albümün kayıtlarının bir kısmı 140 yıllık ve restore edilmiş bir kilisenin içinde yer alan Arch Studios’ta yapılmış ve mekanın akustiğinden yararlanılmış.  Albümde sert gitar riffleri, daha sakin ve atmosferik bölümlerle ustaca dengelenirken, öne çıkan klavyeler albüme duygusal bir derinlik ve epik bir hava katıyor. Albümün uzunluğu ve yoğun progresif yapısı her dinleyici için kolay sindirilemeyebilir ancak Ihlo’nun bu albüm ile beklentileri aşan bir performans sergilediğini ve aldığı övgüleri sonuna kadar hak ettiğini söyleyebilirim.

Öne çıkanlar:

  • Mute
  • Replica
  • Wraith
  • Legacy

Ecem Kılınç

Albümün detaylı yorumu

3
03 - Discipline - Breadcrumbs

Discipline - Breadcrumbs

Symphonic Progressive Rock

Discipline önceki albüm 'Captives of the Wine Dark Sea'den sonra geçen sekiz yıllık sürede isminin sonunda yer alan noktayı kaybetmiş ama acelesi olmayan sakin ve uzun kompozisyonlar yazma konusundaki hünerleri 6. albüm 'Breadcrumbs'ta da yerli yerinde duruyor. Bunu yaparken elbette ki uzun süreli Rush prodüktörü Terry Brown'ın onlara sağladığu, eskiyi andırırken yeninin tertemiz halini korumayı başaran sound'un katkısı yadsınamaz. Breadcrumbs'taki 5 parçanın genel olarak uzun kompozisyon yapılarına rağmen hayli dinlenmesi kolay kalabilmesi de bu prodüksiyon işçiliğinin yanısıra şüphesiz ki ağırlıklı olarak Matthew Parmenter'e ait bestelerin kalitesinde yatıyor. Uzun lafın kısası 'Breadcrumbs' her yönüyle 8 yıllık beklemeye değiyor. Özellikle Spotify'da yer almayan 'Aria'yı gözden kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Öne çıkanlar:

  • Breadcrumbs
  • Aloft
  • Aria

Süleyman Çağlayan

2
02 - Psychonaut - World Maker

Psychonaut - World Maker

Progressive / Post Metal

Post-metal'in atmosferik yoğunluğunu progressive rock'ın teknik detaycılığıyla birleştiren Psychonaut, 2025 çıkışlı 'World Maker' albümüyle diskografisinin açık ara en olgun ve "insani" işine imza atmış. Pelagic Records etiketiyle yayınlanan bu kayıt, grubun önceki işlerindeki soyut kozmik temaları, umut, yas ve babalık temaları ekseninde çok daha kişisel bir anlatıya dönüştürüyor. Hippotraktor’dan Chiaran Verheyden ile yürütülen prodüksiyon süreci ve Jens Bogren’in mastering dokunuşu, albümü sadece sert bir metal kaydı olmaktan çıkarmış. Rhodes piyanolar, etnik perküsyonlar ve nefes alan dinamik aralıklarla bezeli, Pink Floyd vari psikedelik bir ses yolculuğu bizi bekliyor. Tool ve The Ocean gibi grupların hem karmaşık ritmik yapılarını hem de duygusal derinliğini arayanlar için bu albüm, teknik ustalığın duygu aktarımı için nasıl bir misyon üstlenebileceğinin ders niteliğinde bir kanıtı adeta.

Elbette söz konusu bir progressive-metal albümü olduğunda, albümün bütününe yayılan bu sinematik akışta kaybolmak en iyisi olsa da grubun yeni sound'unu test etmek isteyenler için djent etkili gitarların melodik vokallerle kusursuzca harmanlandığı 'Endless Currents' ve post-metal’in o meşhur "calm before the storm" dinamiğinin zirve yaptığı 'And You Came With Searing Light', grubun teknik kapasitesini en net sergileyen anlar olarak öne çıkmakta. Albümün en epik anlarından biri olan 'Stargazer' ise, bana kalırsa barındırdığı hüzünlü ama görkemli yapısıyla kulaklığınızdan uzun süre eksik olmayacak bir modern klasik adayı. Hakkını teslim etmek lazım, nitekim 2025'in son ayına damgasını vuracak bir şaheserden söz etmeseydik belki de zirveye oynayabilecek olan 'World Maker', her şeye rağmen türünün zirve işlerinden birisi olarak 39 Basamak'ın ikinci sırasında.

Öne çıkanlar:

  • Endless Currents
  • And You Came With Searing Light
  • Stargazer

Berkay Aktepe

1
01 - Moron Police - Pachinko

Moron Police - Pachinko

Crossover Progressive Rock

Moron Police’in uzun süredir ötelenen dördüncü albümü senenin sonunda gümbür gümbür geleceğini daha isim parçası ’Pachinko Pt. 1’ yayınlandığında hissettirmişti. 12 dakikalık süresi boyunca dinleyeni adeta bir "Pachinko topu" üzerinde oradan oraya savurup, nefes alma fırsatı vermeyen parça bittiğinde muhtemelen herkes “ben şimdi ne yaşadım” demiştir. Ama bu daha grubun ilk “Pachinko topu”ydu ve albüm çıkmadan bunlardan 4 tane daha göndermişti bile. “Bu Pachinko ne ola ki” diye soranları biraz sabırla yazının devamına kadar eşlik etmelerini rica ediyorum.

Teklileri dinleyip albüm hakkında okuma ihtiyacı hissettikçe bir konsept albüm olduğunu öğrenmek hiç de zor olmadı. E konsept albümse, alıştığımız üzere aralarda nefes alma anları olmalıydı değil mi? Elbette ki cevap hayır. Albüm bir saatlik süresi boyunca grubun kendi deyimiyle neredeyse hiç dur durak bilmeyen “MoPo aksiyonları”yla dolu. Bir de bu albümü antitez olarak sunabileceğimiz prog ciddi iştir meselesi var tabii. Hep kahır, hep felsefik mevzular nereye kadar 🙂 Şaka bir yana, bu bakımdan farklı bir yerde duran Moron Police’in, klişeleşmiş yargılara karşı argüman oluşturabilecek güçte gelişini başlı başına değerli buluyorum. Zira hem eğlenceli kalıp hem de müzikal açıdan basitliğe düşmeden yürüdükleri bu ip üzerinde, albümün düşüş yaşayacağı anlarda bunca zaman biriktirdikleri bir çuval incir de berbat olabilirdi. Ama ne mutlu ki ‘Pachinko’yu yazarken ilham Moron Police’in üzerine majör akorlar halinde yağmış ve bu muhteşem albüm ortaya çıkmış.

Albümün konseptine ve meraklılar için Pachinko’nun anlamına gelince, aslında bu isim hiç de yabancı olmasak da adını bilmediğimiz Japon kumar makinasına ait. Çocukluğunu 80’lerde yaşamışların görünce ufak halini hemen hatırlayacağı demir topları fırlatarak rastgele deliklere denk geldiği bir makina işte. Albümse ana karakterinin Tokyo’da hisli bir Pachinko makinasına dönüşme hikayesini anlatıyor 🙂 Böyle bir albümden mantıklı bir konsept beklemiyordunuz zaten değil mi?

Meşhur palyaço hikayesi gibi bu neşeli albümün aslında bir de acı bir tarafı var. Albümün uzun süre yayınlanmamasının altında yatan esas sebep, grubun en başından beri davulcusu olan Thore Omland Pettersen’in üzücü kaybı. Onun yokluğunda The Dillinder Escape Plan’den Billy Rymer bagetleriyle gruba destek olarak albümün kaydedilmesine olanak sağlamış.

39 Basamak’ın beşinci ve haliyle son Norveçli üyesi Moron Police’in, yılın en unutulmazlarından birine imza attığı kesin. E ama bunu zaten ta en başında söylemişlerdi 🙂 O halde hep beraber:

“…My name was Pachinko, I sang the flamenco
My songs were something you never can forget…”

Öne çıkanlar:

  • Alfredo and the Afterlife
  • Pachinko Pt. 1
  • King Among Kittens
  • The Apathy of Kings
  • Okinawa Sky

Süleyman Çağlayan