Skip to content

“Geçmişe şehvetli, yakıcı bir selam çakma…”
Death-doom ile ortalığın yakıcı ve sert duygularla alevlendiği zamanlarda Paradise Lost, bu yakıcı sertliğe karanlık, içe dönüklük ve melankoli ekleyerek Gothic Metal’in isim babası ve öncüsü olmuştu. İlerleyen yıllarda ise hem gönüllere hem de Gothic Metal’in tahtına oturmuştu. ‘Draconian Times‘ gibi muhteşem bir albümün ardından bambaşka bir tarza yönelerek tahtından düşmüş ve bu düşüş epey bir süre devam etmişti. Ta ki 2007’de çıkan ‘In Requiem’ albümüne kadar. ‘In Requiem’ ile birlikte eski köklere dönme vaktinin geldiği anlaşılmış, devamındaki albümlerle hazırlıklar yapılmış ve ‘The Plague Within’ ile birlikte Death-doom ve Gothic dönem yeniden canlanmaya başlamıştı.

“İki dünya çarpışınca sadece biri hayatta kalır.”
Paradise Lost, beş yıllık bir aranın ardından on yedinci stüdyo albümleri ‘Ascension’ ile 19 Eylül 2025’te dinleyicilerin karşısına çıktı. ‘Ascension’, grubun 35 yılı aşan kariyerinde, önceki albümlerle başlamış olduğu köklerine dönüş yolculuğuna sadık kalan bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Grubun ‘Draconian Times’ albümünden sonra yöneldiği elektronik tabanlı müzikal yolculuk, konserler öncesi müzikal sohbetlerde hâlâ tartışılmaya devam ediyor. Birbirinden son derece farklı bu iki dünya arasında bir geçiş yaşayan grup, ‘The Plague Within’ albümüyle bu dünyalardan yalnızca birinin hayatta kalacağını Death-doom köklerine inerek göstermişti.

“Karanlığın varoluşsal tonları… Ascension”
‘Ascension’, ‘Obsidian’ın bıraktığı yerden devam etse de sound olarak ‘Obsidian’ın gerisinde kalıyor; ancak gotik atmosferi, doom metal yoğunluğuyla belirgin bir şekilde hissettiriyor. Prodüktörlüğünü grubun beyni ve gitaristi Gregor Mackintosh’un üstlendiği albüm, grubun kariyerindeki en uzun aranın ardından gelmesine rağmen taze ve dinamik bir sound sunuyor. Albüm, dinleyiciyi Paradise Lost’un karanlık ve melankolik evreninde bir yolculuğa çıkarıyor; bu yolculukta grubun Death-doom’dan gotik metale uzanan köklerini bulmak mümkün olurken, bazı şarkılarda elektronik dönemden esintiler de karşımıza çıkıyor.

“Zaman, herkese eşit davranan tek şeydir.” – George Frederic Watts
Tematik olarak albüm, umutsuzluk, inanç, kayıp ve varoluşsal sancılar gibi konuları işliyor. Tam bu noktada albüm kapağında, İngiliz ressam George Frederic Watts’ın 1871-1902 yılları arasındaki çalışması ‘The Court of Death’ karşımıza çıkıyor. ‘Ascension’, varoluş, inanç ve ölüm temalarının işlendiği bu tablo ile bütünlüğünü tamamlamış oluyor.

“Death-doom, Gothic Metal tahtına yeniden yükseliş”
‘Ascension’, Paradise Lost’un hâlâ metal müziğin en önemli ve eşsiz gruplarından biri olduğunu kanıtlayan bir albüm. Köklerine dönüşe sadık kalırken bütünlüğünü koruyan, kariyerlerinin farklı dönemlerinden beslenen; ancak asla geçmişin bir kopyası olmayan olgun, derin ve etkileyici bir çalışma. Hem grubun sadık hayranlarını hem de genel metal müzik dinleyicilerini tatmin edecek (sound, tema vb.) bir bütünlüğe sahip Ascension, 2025 yılının en iyi metal albümlerinden biri olmaya aday olarak dikkat çekiyor.

9.5

Öne çıkanlar: 

  • 1.Serpent On the Cross (6:13)
  • 4.Silence Like the Grave (4:47)
  • 6.Diluvium (5:47)
  • 9.Deceivers (3:38)
  • 10.The Precipice (5:42)
9.5

Öne çıkanlar: 

  • 1.Serpent On the Cross (6:13)
  • 4.Silence Like the Grave (4:47)
  • 6.Diluvium (5:47)
  • 9.Deceivers (3:38)
  • 10.The Precipice (5:42)